Eğitim:
İlkokul müdürlerinin isyanı!

Farklı bölgelerde farklı okullara farklı ödeneklerin okul ihtiyaçları göz önünde bulundurulmadan yapılması okul yöneticilerini isyan noktasına getirdi. Özellikle ekonomik düzeyi düşük kesimlerde bulunan okulların gerek ödenek gerekse malzeme yönünden öğretmenlerin maaşına göz dikmesi isyanın boyutlarını daha da arttırırken, okulların mevcut ödenek ve malzeme desteği ile yeni eğitim öğretim sezonuna hazır girmesi mümkün görünmüyor. Konu ile ilgili görüştüğümüz çok sayıda okul yöneticisi isyanını dile getirerek çözümün çok da zor olmadığını, Milli Eğitim’in okulların ihtiyaçlarını yerinde görerek ödeneği ve malzeme desteğini ona göre ayarlamasını istiyor. Ödenek yetersizliği nedeniyle çok sayıda okulda yaz dönemi boyunca güvenlik sıfır seviyesinde yer alıyor. Çünkü asgari ücretle çalıştırılan güvenlik personeli, okulların kapanmasıyla işsiz kalıyor ve her hangi bir ödeme yapılamıyor. Bu nedenle de yaz boyunca okullar güvenlikten yoksun kalıyor. Okullarda çalışan temizlik görevlileri ve hademeler için de aynı şey geçerli. Yine okul öncesi eğitim yani ana sınıfı da benzer bir sıkıntıyı yardımcı öğretmen konusunda yaşıyor. Okullar bu sorunu velilerden para toplayarak halletmeye çalışsa da büyük sıkıntıları beraberinde getiriyor. İlkokulların malzemeleri de çok ilginç yöntemlerle tedarik ediliyor. Çoğu malzeme başka kurumların depolarından ya da kullanmadığı eskilerinden temin ediliyor. Bu da okul yöneticilerini zora sokan bir durum. Çoğu okul müdürü, Ziraat Bankası gibi bazı kurumlara ait eski dolapları okullarına sırtlarında taşımak zorunda kalıyor. Okul müdürleri böyle bir ağırlığın altına girmeyi mutluluk kaynağı olarak görse de manzara hiç de iç açıcı değil. 
Peki okul müdürleri ne söylüyor bu konuda? Görüştüğümüz çok sayıda ilkokul müdürünün görüşleri neredeyse aynı. 

İşte anlatılanlar: 
“Bizim ekonomik düzeyi çok yüksek olmayan çevrelerde bulunan okullar için giderlerin temin edilmesi çok büyük bir sıkıntı. Öğrencilerimize iyi bir eğitim vermemiz için en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılanmıyor. Bakanlığın bu konuya bir çözüm bulması gerekiyor. Lise düzeyindeki okullara öğrenci sayısına göre yıllık belirli bir ödenek aktarılıyor ama bu ilkokullar için geçerli değil.  İlkokullarımız çocuklarımızın eğitim ve öğretim hayatına adım attığı yerlerdir. Onların okulları sevmesi ve iyi bir eğitim öğretim hayatına başlaması buradaki olanaklara bağlıdır.”

“Eski ve yetkin olmayan eşyalar ile eğitim vermeye çalışıyoruz. Sınıflarımızın çoğu öğretmenlerimizin çabaları ile modernize edildi. Dışardan göründüğü gibi öğretmenlerimiz sadece ders vermiyor. Boş zamanlarında da sponsorlar arayarak okulumuzdaki masaların sıraların yenilenmesi için uğraşıyorlar. Bazı şirketler bu konuda çok duyarlı bağışlar yaparak okulumuzdaki sınıfların yenilenmesine katkıda bulundular.”

800 ÖĞRENCİĞLİ OKULA 1 HİZMETLİ

“Bakanlık bizim 800 öğrencili okulumuza sadece 1 hizmetli tahsis etti. Bu yeterli bir sayı değil ayrıca aileler artık güvenlik görevlilerinin de okullarda bulunmasını istiyor. Biz hizmetli ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılama zorundayız. Fakat bunun için kantinden gelen kira dışında hiçbir gelirimiz yok. Gelen kira parası da bir kişinin maaşını ödemeye yetmiyor.”OKULLAR TİCARETHANE Mİ?“Daha önce veliler okullara kayıt yaptırmaya gelirdi. Biz de yöneticiler ve öğretmenler olarak okulun durumunu gösterip bağış talebinde bulunurduk. Aileler de evlatlarının daha iyi koşullarda okuması içi okul aile birliğine bağışta bulunuyordu. Ama artık okul kayıtları internetten yapılmaya başlandı ve biz aileler ile karşılaşamaz bir duruma geldik. Gelir elde etmek için bir ticarethane gibi gelir oluşturmaya çalışıyoruz. Mesela mezunlar günü yapıyoruz. Okulumuzda daha önce eğitim görmüş ve bugün bir birey olmuş kişilerden bağışlar topluyoruz.

”ORGANİZATÖR, TAMİRCİ VE TAŞIYICI“

Eğitim ve öğretim verilecek şartları hazırlamak bir öğretmenlerin görevi olmuşmuş durumda. Örneğin geçtiğimiz günlerde bir bankanın eski masaları için telefon ettiler. Bende yan okulun müdürü ile birlikte gidip masaları taşıdım. Nakliye ücretini bile cebimizden karşıladık.  Eski eşyaları da ikili ilişkilerimizi kullanarak temin edebiliyoruz. Başka bir örnek: geçtiğimiz ay çatıda bir boru patladı. Okul müdür olarak ben çıkıp kaynak yaptım. Öğretmenlerimiz ise sınıflarını kendi hazırlıyor ve sponsorlar arıyorlar. Yani kaynak yetersizliğinden dolayı öğretmen ve idareciler, birer organizatör, tamirci ve taşıyıcı olarak da çalışıyor. Öğretmenler sponsor bulma konusunda bir rekabet içine giriyorlar bu hoş bir şey fakat bu şekilde de aslî görevleri olan eğitimciliği 2. Sıraya atmış oluyorlar.   Bir her şeyi minik öğrencilerimiz için yapıyoruz ama Bakanlık bu konuda kesinlikle bir adım atmalı. Öğrenci başına yıllık 10 TL gibi ödenek çıkarsalar bile yeterli olur.

”DEVEDE KULAK GİBİ…“

Okulu yeni eğitim öğretim yılına hazırlamamız için 10 kutu boya gönderildi. 800 çocuğun eğitim gördüğü binalar için bu kadar boya devede kulak gibi. Okulumuzda daha önce 25 bin lira verilerek alınmış su sebilleri var fakat bakımları yapılamadığı için kullanılamaz durumda.  Kapılarımız çok eski ve deprem yönetmeliğine uygun değil. Güvenlik kameraları şuan aktif durumda değil. Sadece kantinden cüz’i bir kira alıyoruz. Onunda yüzde 80’i okula kalıyor.

”EĞİTİM DE TEMEL İHTİYAÇ“

Belediyeler yoksul mahallelerdeki vatandaşların ekmek, kömür yiyecek vb. ihtiyaçlarını karşılıyor. Eğitim de temel bir ihtiyaçtır. Öğrencilerin iyi koşullarda eğitim görmesi için Milli Eğitim Bakanlığı, Büyükşehir Belediyeleri ve okulun bulunduğu ilçe belediyeleri adımlar atmalıdır.”

Berat Erkök – Spothaber.com

Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner65

Ankara Batıkent'te ilk Montessori Eğitimini...
Ankara Batıkent'te Özel Çağ Okulları gelenekselleşmiş eğitimin aksine Montessori eğitim sistemiyle ilk...

Haberi Oku