Güncel:
AK Parti İlçe Başkanları ve İlçe Belediye Başkanları…
AK Parti Genel Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Milli iradenin üzerinde bir güç olmadığını, mart ayında sarsılmaz şekilde tarihimize inşallah nakşedeceğiz. Türkiye'ye manşetlerin değil, sokakların değil, meydanların değil, elitlerin ve sermayenin değil, sadece ve sadece milletin rota çizebileceğini mart ayında tekrar ilan edeceğiz" dedi.
Erdoğan, AK Parti İlçe Başkanları ve İlçe Belediye Başkanları Toplantısı'ndaki konuşmasında, Türkiye'nin bir ve beraber olduğunu, birlikte Türkiye olduğunu her fırsatta hatırlattıklarını belirtti.
"Aynı çağrıyı, aynı daveti biz teşkilat örneğinde önce kendi nefsimize yapacağız. Teşkilat olarak da bir olacak, birlikte olacak, hep beraber AK Parti olmaya devam edeceğiz. İl, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla, belediye meclis üyelerimizle, teşkilat yöneticilerimizle aynı şekilde bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte AK Parti olacağız" diyen Erdoğan, parti olarak millete örnek gösterecek bir kardeşlik ve dayanışmayla yollarına devam edeceklerini belirtti.
Bugünlere böyle geldiklerini ve bundan sonra da böyle gideceklerini bildiren Erdoğan, şunları söyledi:
"Partimizi kurduğumuz andan itibaren teşkilatımızda birkaç önemsiz istisna dışında hep şunu gördük; Adaylar açıklandığında görevde olan ancak aday olmayan arkadaşlarımız hiç küsmeden, darılmadan, çalışmalarını son ana kadar sürdürdüler. Devir teslim törenlerimiz kardeşler arasında bir sorumluluk, emanet devri havasında geçti. Partimizin üst yönetiminden, bakanlar kurulumuza, milletvekillerimizden belediye başkanlarımıza kadar biz hep bu kardeşlik havasını yaşadık ve yaşattık. İnşallah önümüzdeki seçimlere de işte böyle bir havayla böyle bir iklimle gireceğiz. Bu mücadele bizim şahsi mücadelemiz değil. Millete hizmet mücadelesidir, ülkeye hizmet mücadelesidir. Milletin bize verdiği süreyi de son ana kadar hep birlikte devir teslim anına kadar inşallah alnımızın akıyla tamamlayacak sonrasında ya devam edeceğiz ya da bayrağı diğer kardeşimize emanet edeceğiz."
- "Makamlar bizi değil, biz makamları idare edeceğiz"
"Makamlar bizi değil, biz makamları idare edeceğiz. Makamlar bize hükmetmeyecek. Bize millet, biz de makamlara hükmedeceğiz" ifadelerini kullanan Erdoğan, parti olarak seçim sürecine böyle bir dayanışma ve kardeşlikle gireceklerini söyledi. Başbakan Erdoğan, "Mart ayında da Türkiye için, milletimiz için bir kez daha tarih yapacak, tarih yazacağız" diye konuştu.
Ülke, millet, gençler ve çocuklar için önemli bir seçime girileceğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, bundan önceki girdikleri yerel ve genel seçimlerle halk oylamalarının da öyle olduğunu belirtti.
Mart ayındaki seçimlerin bunlardan farklı bir yerde durduğuna ve farklı bir öneminin olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Dün, 17 Eylül'de Türkiye tarihini en karanlık günlerinden birinin 52. yıl dönümünü çok büyük burukluk, hüzünle ve kalp kırıklığıyla ifa ettik. Bundan 52 yıl önce Türkiye'nin serbest seçimlerle, milletin özgür iradesiyle seçilmiş başbakanını merhum Adnan Menderes ve ondan bir gün önce iki bakanı çok hazin bir şekilde idam edildiler. Birileri bunu sürekli hatırlıyor ve hatırlatıyor olmamızdan, bu acıyı sıcak tutuyor olmamızdan rahatsızlık duyabilir. Bunların kimler olduğunu sizler de bizler de biliyoruz. Ancak 27 Mayıs müdahalesi öyle bir müdahaledir ki etkisi bugünlere kadar devam etmiş, kara gölgesi bugünlere kadar Türkiye'nin üzerinde kalmış bir müdahaledir. Onbir yıl boyunca yaşadığımız birçok sıkıntının, bugün karşılaştığımız bir çok sorunun özellikle temelinde 27 Mayıs müdahalesi vardır, Yassıada süreci vardır, işte dün 52. yılını dolduran o insanlık dışı idamlar vardır."
- "Birçok sorunun kaynağında 27 Mayıs müdahalesi yatmaktadır"
Yassıada ile ilgili hazırladıkları projenin hemen hemen bittiğini dile getiren Erdoğan, "Adını da Yassıada'nın, Sivriada'nın demokrasi ve özgürlükler adası koyduk" dedi. Bir grubun o dönemki mahkemenin yapıldığı salona "Adının demokrasi ve özgürlükler adası olmasını istiyoruz" diye yazdığını, ayrı bir grubun ise "Yassıada bizimdir, adamıza el dokundurtmayız" dediğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Sen kimsin? Neye dayanarak 'bizimdir' diyorsun. Yassıada bu ülkede özgürlük ve demokrasiye karşı olanların değil, özgürlük ve demokrasinin yanında olanların adasıdır. Bunun mücadelesini verenlerindir. Şimdi biz bu adayı bu anlamda özgürlükçü ve demokrasi mücadelesini verenlere hizmet edecek hale getirmek üzere kongrelerin yapıldığı, kültürel etkinliklerin yapıldığı bir ada, adalar haline dönüştürüyoruz. Anayasa'da, yasalarda, yargıda, bürokraside hatta siyasette var olan birçok sorunun kaynağında 27 Mayıs müdahalesi yatmaktadır. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Mayıs bütün bunları pekiştirmek adına, onu tahkim etmek adına, onun gölgesini Türkiye üzerinde daha fazla tutmak adına yapılmış darbelerdir. Bunun devamını isteyen var mı şu anda? Var. Onun da kim, kimler olduğunu, biliyorsunuz. 27 Mayıs'ın nasıl geldiğini, ülkeyi adeta bir silindir gibi nasıl ezip geçtiğini, Türkiye'ye nasıl ağır bedeller ödettiğini eğer hatırlamaz ve hatırlatmazsak özellikle bunları genç nesillere aktarmazsak inanın aynı tuzaklara yeniden düşer, aynı acıları tekrar yaşarız."
- "Şu anda eline taş, molotof alan, sokakları yangın yerine çeviren gençler..."
Her darbenin ülkeyi en az on yıl geri götürdüğünü ifade eden Erdoğan, "En az on yıl. Toplamda bu 40 yıl demektir şu anda. Bunu yapanlar bunun bedelini ödeyemezler. Onun için de millet bunu yapanlar veya onların arkasında duranlara bu ülkede hiç tek başına iktidar verdi mi? Vermedi, vermiyor ve Allah'ın izniyle de vermeyecek" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Şu anda eline taş alan, eline molotof alan, sokakları yangın yerine çeviren gençler yaptıklarının ilk olduğuna, özgün olduğuna, Türkiye tarihinde bunların ilk kez yaşandığına inanıyorlarsa çok ama çok büyük bir yanılgının içendeler demektir. Gitsinler 27 Mayıs öncesinde sokakların nasıl yangın yerine çevrildiğini okusunlar ya da büyüklerinden dinlesinler. Gitsinler 12 Eylül öncesinde gençlerin nasıl birbirine düşürüldüğünü, sokakların nasıl terörize edildiğini, sonradan bunların nasıl bıçakla kesilir gibi kesildiğini okusunlar, büyüklerinden dinlesinler. Sokakları yangın yerine çevirmek, üniversiteleri sokağa dökmek, huzuru bozmak, gençleri birbirine düşürmek 27 Mayıs öncesi kullanılan bir metottu. İşe yaramıştır. Sonrasında maalesef 12 Eylül'de de başarıyla sahneye konulmuştur. 27 Mayıs'ı 'Devrimci darbe' olarak tanımlayan, 27 Mayıs'a çanak tutan, alkışlayan hatta 27 Mayıs'ı bayram olarak kutlayan CHP de bu tür sokak eylemlerinin her zaman içinde yer almış, her zaman tahrikçisi olmuş bugün de yine yanındadır, arkasındadır, içindedir."
AK Parti'nin 27 Mayıs ile başlayan kısır döngüyü kırdığını dile getiren Erdoğan, "Onbir yıl boyunca da 27 Mayıs'ın Türkiye üzerindeki gölgesini cesaretle dağıtmıştır. Onbir yıl içinde 27 Mayıs ruhunu, 12 Eylül ve 28 Şubat ruhunu diriltmek için çok kirli senaryolar bu ülkede uygulanmak istendi. Hepsine biz göğüs gerdik, her senaryoyu boşa çıkardık, her tuzağı bozduk. Şu anda 27 Mayıs ruhunu yaşatmak, sandığı ve milli iradeyi yok saymak için yazılan senaryoyu, kurulan tuzağı da hamd olsun bozduk" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Mart ayındaki seçimlerle bu ülkede sandığın, demokrasinin artık tartışılmaz olduğunu ilan edecek inşallah milli iradenin tam ve mutlak zaferini tüm Türkiye'ye müjdelemiş olacağız. Bürokratik oligarşinin Türkiye'ye istikamet çizdiği günlerin artık geride kaldığını, önümüzdeki seçimlerde çok daha güçlü bir şekilde ilan edeceğiz. Bunu hep beraber yapacağız. Sandık dışında, seçim dışında yolların Türkiye'de tedavülden tamamen kalktığını 30 Mart'ta bir kez daha hep birlikte ilan edeceğiz."
- "İki de bir çıkıyor bazı köşe yazarları diyor ki... '
Kalan süre içinde partisinin teşkilatlarının durmadan, kapı kapı çalışması gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Milli iradenin üzerinde bir güç olmadığını, mart ayında sarsılmaz şekilde tarihimize inşallah nakşedeceğiz. Türkiye'ye manşetlerin değil, sokakların değil, meydanların değil, elitlerin ve sermayenin değil, sadece ve sadece milletin rota çizebileceğini mart ayında tekrar ilan edeceğiz" diye konuştu.
Salondakilere "Buna hazır mıyız?" diye soran Erdoğan, "Hazırız" yanıtını aldı. "Çoğunluğun azınlığa zulm edemeyeceğini" ifade eden bir iktidar olduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ama azınlığın da çoğunluğa zulm etme, hükmetme günlerinin artık geride kaldığını Türkiye'ye en güçlü şekilde ilan edeceğiz. Bu aralar bir moda haline geldi, iki de bir çıkıyor bazı köşe yazarları diyor ki 'Çoğunluk ellerinde diye istedikleri gibi hükmetmeye çalışıyorlar.' Dur bakalım. Şu anda bu milletin verdiği yetki nedir? 'Ben sana Türkiye'yi idare etme yetkisi veriyorum. Yüzde 50 oyla, parlamentoda da yüzde 63 milletvekiliyle bu yetkiyi ben sana verdim' diyor. 'Sen bu yetkiyi kullanacaksın benim adıma' diyor. Biz yüzde 63'ün dışındaki milletvekillerini yok farz etmiyoruz ki. Eğer yasa çıkartacaksak onlarla çıkartıyoruz. Ülkeyi idare ederken de hizmeti sadece AK Partili ailelere, AK Partili belediyelere götürmüyoruz ki Türkiye'nin dört bir yanına götürüyoruz. Hakkari'ye hizmeti biz götürüyoruz. Hakkari'de belediyenin hizmeti filan yok. Havalimanı yapıyoruz, havalimanını yaptırtmıyorlar. Yolları, barajları yapıyoruz bunları yaptırtmıyorlar.Yaptırtmayan kim? İşte muhalefet. Biz hizmet götüreceğiz, onlar 'Hayır' diyor. Burada kim kime hükmetmeye çalışıyor? Azınlık çoğunluğa hükmetmeye çalışıyor veyahutta olayı Hakkari çerçevesinde ele alırsak o zaman da oranın çoğunluğu oradaki azınlığa zulm ediyor. Niye? Havaalanını, yolunu yaptırtmıyor. İki tane hastane yaptık, hastanelerin çalışmasını engellemek istiyorlar, doktorlar tehdit altında. Bunu neyle izah edeceğiz? Kim kime zulm ediyor her şey açık, net ortada. Biz şu anda aldığımız yetkiyle milletimizin bütününe istisnasız hizmet götürüyoruz, bizim görevimiz budur. "
(Sürecek)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Altın Köy'de hasat zamanı başladı
Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'nin projelendirdiği ve ilk günden itibaren her anıyla özel olarak...

Haberi Oku