Güncel:
AKADEMİSYENLER VE KAKADEMİSYENLER
İnsanlar, isimlerinin önüne Prof.Dr. yazdırdıklarında daha fazla insan olmuyor. Çocukluk yıllarımda Ankara'da dinleme fırsatı bulduğum Üstad Necip Fazıl Kısakürek, şöyle bir cümle kullanmıştı; “Cahilin cesaretinden bir de alim geçinenlerin cehaletinden korkun”.

Bin küsur sözde akademisyen, hiç utanmadan terör örgütünün ekmeğine yağ süren bir ihanete imza attı. Devleti çocukları öldürmekle, sivilleri katletmekle suçladı. O aşağılık bildiriyi imzalayanlar 1984'ten bu yana PKK'nın kaç çocuğu katlettiğini, kaç sivili öldürdüğünü bal gibi biliyorlar. Otuz üç silahsız askerimizin nasıl kahpece tuzağa düşürülüp kurşuna dizildiğini unutmaları mümkün mü?
Ama amaçları, devlete attıkları iftira ve ihanetin öznesi olan çocuklar ya da siviller değil. Amaçları hedefe ulaşamayıp yaktıkları ateşte boğuldukları “Gezi” nin intikamını almak. Ve hatta sadece gezinin değil, devletin paralel örgüte karşı giriştiği amansız mücadeleyi sekteye uğratabilmek. Paralel Örgüt'ün İzmir'deki askeri imamı Hüseyin Sarıçiçek, beni arayarak sözde akademisyenlerin ihanet deklarasyonunun arkasında Paralel Örgüt'ün olduğunu söyledi.

İHANETÇİLERİ PARALEL ÖRGÜT MÜ AKADEMİSYEN YAPTI

Hüseyin Sarıçiçek'in bu konudaki iddiaları şöyle: “Bu akademisyenlerin çoğu bizde yani cemaatte kayıtlıydı. FETÖ'nün emriyle hareket ediyorlar. Bakın üniversitelere nasıl yerleşmişler. Diş hekimleri odası da FETÖ'nün emriyle hareket ediyor. Bizde her oluşuma bakan imam vardı. Mesela İzmir ve 20 ilin daha doktorlarından sorumlu İmam Ahmet Güneş'ti. Bir telefonuyla bütün doktorlar bir araya toplanırdı.”

SAHTE DİPLOMASI OLANLAR DA VAR

Hüseyin Sarıçiçek, itiraflarına devam ediyor: “Bu akademisyenler arasında sahte diploması olanlar da var. Devlet tek tek inceleyip gerçeği ortaya çıkarsın. Akademisyenlerin bildirisinden hemen sonra Yeşilyurt'ta cemaat gizli bir toplantı yaptı. ‘Diyet borcu olanlar diyetlerini ödeyecek vakti geldi' dediler. Durum vahim bence. Bu ihanetlerin arkası gelebilir.”

Hüseyin Sarıçiçek'in bana yaptığı bu itirafların ardından Zaman Gazetesi'ne baktım. İhanet bildirisini nasıl görmüşler, diye. Zaman ABD Büyükelçisi'nin, “Şiddetle ilgili bildiri yayınlamak terörle eş değer değildir” açıklamasını manşete taşımış. Bir başka haberi, “Gazi iletişimde bildiriye imza atan akademisyenlerin kapıları işaretlendi” şeklinde. Zaman'da ayrıca bildiriye imza atan, Nuray Mert'ten, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Tahsin Yeşildere'ye kadar, biçok akademisyenle roportaj yapılmış ve ihanet bildirisi aklanmaya çalışılmış. Hüseyin Sarıçiçek'in paralel örgüt ve akademisyenlerle ilgili iddialarını Zaman'ın manşetleriyle birleştirdiğinizde, iddiaların öyle işkembeden atılmış olmadığını anlarsınız.

CHP AKLINI BAŞINA ALMALI

Geçmiş dönemde CHP'de üst düzey yöneticilik yapmış bir dostum da beni aradı ve “Artık CHP'yi tanıyamıyorum. AK Parti ve Erdoğan düşmanlığı Kılıçdaroğlu'nun gözünü kör etti. Kişisel düşmanlıkları yüzünden devletin temeline dinamit koyanlarla aynı tabaktan yemek yiyorlar.Tek argümanları Ak Parti'nin çözüm sürecini başlatmış olması. Ak Parti şimdi yaptığı yanlışlardan döndü. CHP, ‘Bağımsız Kürdistan'ı kuracağız' diyenlerin safında nasıl yer alır anlamıyorum. Ama CHP bunun bedelini çok ağır öder. Hem de CHP'liler ödetir bu bedeli” dedi.

Türk atasözü, “Ya devlet başa ya kuzgun leşe”. Devlet çözüm sürecinde, kuzgunun leşe ram olduğunu görünce düğmeye bastı. “Dur” dedi. Herkes için karar zamanı, kuzgunun leşine mi devletin gücüne mi teslim olacaksınız? 

kaynak : latif şimşek beyaz gazete


Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner65

Dr. Aziz Alper Biten, millete hizmete Genel Müdür...
2000'li yıllardan sonra sağlık alanında önemli dönüşümlere imza atan ekipler arasında yer alan Dr. Aziz...

Haberi Oku