Güncel:
Bağkur affı çıkacak mı? Bağkur affı ne zaman çıkacak? Bağkur affı TBMM'de. Torba yasadan Bağkurlulara af çıktı

Bağkur Ve Ssk Prim Affı , Torba Yasa'yla gelecek Bağ-Kur borcu yapılandırma sayesinde yaklaşım 3 milyon Bağ-kur'lu borçlarını yapılandıracak. Bağ-Kur borç affı ne zaman? Bağ-Kur Affı 2014 olacak mı? GSS prim borcu affı ne zaman gelecek? GSS prim borcu/Bağ-Kur affı son dakika 2014. SGK prim affı ve BAĞ-KUR affı 2014 'ü milyonlar bekliyor.. İşte GSS prim borcu son dakika ve Bağ-Kur affı ve Bağkur Borç Yapılandırma hakkında detaylı ve ayrıntılı bilgi.. 03.02.2014
 

SGK, Bağ-Kur ve Genel Sağlık Sigortası affının detaylarını açıkladı. Milyonlarca kişinin gözü kulağı sosyal güvenlik ile ilgili radikal adımlar içeren torba yasaya çevrildi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Ocak ayında Meclis'e sunulması beklenen torba yasada yer alan 'prim affı' karmaşasına noktayı koydu. Takvim Gazetesi'nde yer alan habere göre Bağ-Kur'a 2 yıldan fazla sürede borcu olanlara yapılandırma için 3 ay süre verilecek, bundan yararlanmayanın hem borcu hem hizmeti silinecek. Bağ-Kur ve Genel Sağlık Sigortası borçlarına af çalışması heyecan yaratırken, tasarının kapsamı merak konusu oldu. SGK uzmanları, merak edilen soruları yanıtladı:

 BAĞ-KUR AFFI KİMLERİ KAPSAYACAK?:

Kaydı olup da 24 aydan fazla prim borcu olanları kapsayacak. Diğer bir ifadeyle 2 yıldan az olanlar bu kapsama girmeyecek. Bağ-Kur'a 2 yıldan fazla sürede borcu olanların borcu hem de hizmeti silinecek. Örneğin, 5 yıllık borcu var. Bu borçla birlikte 5 yıllık hizmet süresinden de vazgeçilmiş olacak.
 
BAĞ-KUR HESABI AÇILABİLECEK Mİ?

İleriki yıllarda bu hizmet hesabını canlandırma imkanı olacak. Durdurulan hizmetler ileriki yıllarda ödenebilecek. İster 2, ister 5 yıl olsun ihya edilebilecek. Örneğin; 2016'da hizmet ihyası yaparak o günkü koşullara göre primleri yatırabilecek. Silinen borç, hizmet açılarak aktif hale getirilebilecek. Bu düzenleme ile borcu olduğu için sağlık hizmetlerinden yararlanamayan binlerce esnaf da nefes alacak. İşveren prim borcu ile ilgili de çalışma var.
 
YAPILANDIRMA İÇİN SÜRE VERİLECEK Mİ?

Prim borcu olanlara 3 aylık süre verilecek. İster taksitle isterse peşin ödeme şansları olacak. Eğer başvuru yapılmazsa otomatik olarak 24 aydan sonrakiler silinecek. Sigortaları da durdurulacak. Bu düzenleme ile esnaf icradan kurtulacak.
 
6111 YAPILANDIRMALARINI ETKİLER Mİ?

6111 sayılı düzenleme ile alacaklarını yapılandıranlar ödemelerini aksatmasın. Yapılandırmayı bozanlarla ilgili düzenleme yok. Nitekim yapılandırma kapsamında son taksitler geldi. Çalışmanın yapılandırma ile ilgisi yok.
 
GSS BORCUNUN FAİZİ BİTECEK

18 Yaşını dolduran, çalışmayan ve öğrenci olmayanların sağlık hizmetinden yararlanması için ödemesi gereken GSS prim borcuna af geliyor. Tebligat aldığı halde gelir testine girmeyenlere 2 aylık süre verilecek. Gelir testine göre ödemesi gereken tutar belirlenecek. Bu kapsamda borcu olanların faiz borcu silinecek ve bir yıl taksitlendirme imkanı getirilecek.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda sigortalılar için sadece iki düzenlemenin son hazırlanan torba kanun tasarısına girmesi kesinleşti. Milliyet gazetesinin haberine göre; Geçtiğimiz hafta toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda ekonomi kurmaylarına uzun uzadıya anlatılan ve üzerinde mutabakata varılan SGK’nın esnafın prim borcuna yönelik düzenlemesi ve Genel Sağlık Sigortası’ndan yararlanmak için gelir testi yaptırması gerektiği halde yaptırmayanların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi konusu, torba kanuna girdi. Bu ay sonuna kadar veya şubat ayı başında kanun tasarısı Meclis’te olacak.

Esnafa prim kolaylığı

Torba Kanun tasarısında kendine yer bulan en önemli düzenleme esnafın prim borcuna yönelik. Esnafın Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) prim borcu her geçen gün birikiyor. Şu an için Bağ - Kur (4/b) primlerini ödeyemedikleri için serbest meslek sahiplerinin SGK’ya 21.8 milyar TL civarı borcu var. 2.9 milyon esnafın 1.5 milyonu bu durumda. Yani neredeyse her iki esnaftan birinin prim borcu var. SGK yönetimi geçtiğimiz aylarda prim borcu 6 bin TL ve üzerinde olan yaklaşık 1 milyon esnafa ödeme yazısı gönderdi. 6183 Sayılı Amme Alacakları Yasası kapsamında borçların ödenebileceği hatırlatıldı.

Borç ve süre silinecek

Torba kanunun yasalaşması sonrasında Bağ - Kur (4/b) kapsamında prim borcu olanlardan, 12 ay ve üzeri borca sahip olanların borçları, 3 aylık ödeme süresi tanındıktan sonra, ödenmemesi durumunda sigortalılık süreleriyle birlikte silinecek. Yani borçlu oldukları dönemler sigortalı olarak artık değerlendirilmeyecek. Torba Kanun hazırlıkları çerçevesinde daha önce 24 ay ve üzeri borcu olanlar için bu düzenlemenin yapılacağı ortaya çıkmıştı. Ancak esnaf odaları, borsalar, ticaret odaları bu sürenin 12 ay olarak düzenlenmesi yönünde Çalışma Bakanlığı’na sürekli talepte bulundular ve borçluluk süresi tasarıda en son olarak 24 aydan 12 aya indi.



Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çalışmaları sürdürülen, son olarak Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda da görüşülen, yetişirse bu ayın sonuna kadar, yetişmezse önümüzdeki Şubat ayında Meclis’e sunulması planlanan Torba Kanun Tasarısıyla ilgili olarak her gün yazılı ve görsel basında çok sayıda haber çıkıyor.  Tasarı Meclis’e sunulup, görüşmeler tamamlanıp kanun haline gelene kadar da bu tür haberler çıkmaya devam edecek.
Şuan torba yasada yer alacak bazı düzenlemeler aşağı yukarı netleşmiş durumda. Bunlar;
- 4/1-b (Bağ-Kur) sigortalılarının prim borçlarının silinmesi, taksitlendirilmesi,
- Genel sağlık sigortası prim borcu olanların borçlarının yapılandırılması, taksitlendirilmesi.
- Ayrıca taşeron işçilerle ilgili olarak da 1 yıllık sözleşme süresinin 3 yıla çıkarılması, böylece taşeron işçilerin kendilerini az da olsa güvende hissetmelerinin sağlanması,
- İşçi alacaklarının, işveren borçları arasında Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kamu alacakları ile banka alacaklarından daha öncelikli hale getirilmesi, böylece taşerondan ücret, kıdem tazminatı gibi alacaklarını alamayan işçilerin bu alacaklarını kolayca alabilmelerinin sağlanması,

 

ŞİMDİ TORBA İLE 20.04.1982’YE KADAR GİDİLEBİLECEK

Torba Yasa içinde girecek madde ile 20.04.1982 ile 1.10.2008 arasındaki vergi kaydı ve şirket ortaklığı sebebiyle Bağ-Kur’lu olması gerektiği halde olamayanlar yeni bir hak getiriliyor. Artık, 20.04.1982 ye kadar gidebilecekler. Binlerce vergi mükellefi, esnaf oda-dernek üyesi ile şirket ortakları geçmiş yıllarını Bağ-Kur’a borçlanabilecekler.
 
Ak Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyon üyesi Hüseyin Şahin bu yasanın çıkması için kanun teklifi verdiklerini ve Torba yasaya ekleyeceklerini söylemiş.
Çalışma Bakanı Faruk Çelik bu yasayı hazırlattığını ve torba yasada çıkaracağını söylemiş.
 
Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin’in teklif maddesi şöyle;
 
“5510 Sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık sigortası hakkında Kanunun geçici madde 13’ten sonra gelmek üzere aşağıdaki 14’eklenmiştir.
 
“Geçici madde 14- Bu kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının  (b) bendinin  4 numaralı alt bendi hariç diğer  bentlerine göre sigortalı sayılanların 31/12/2000 tarihinden önce vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydı ile sigortalının bu kanun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inçi maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının %32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir.
Borç tutarının  bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilemez ve ödenen tutar bu kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir. Bu kanun yayımı tarihinde  yürürlüğe girer””
 
 - Evlerde temizlikçi – hizmetli gibi süreksiz olarak çalışan kişilerden ayda 10 günün altında çalışanların 15 gün üzerinden prim ödemeleri halinden bunun her ay 30 gün olarak sayılması,
- İşe iade davasını kazanan işçilerden, İŞKUR’un geri ödenmesini istediği işsizlik ödeneğinin en fazla dört aylık olarak sınırlandırılması,
yine torba yasada yer alması beklenen düzenlemeler.
Torbaya yasaya girme ihtimali olan bazı düzenlemeler de var. Bunlar kamuda, 4/C kapsamında çalışan memurların kadroya alınması, hizmet alım ihaleleri kapsamında kamuda çalışan taşeron işçilerinin kadroya alınması konuları. Ancak bu konularla ilgili olarak henüz netleşmiş bir düzenleme yok.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi, söz konusu torba yasa çalışmaları tamamlanıp Meclis’e tasarı olarak sunulduktan sonra, yapılacak düzenlemeler az çok netleşeceği gibi, tasarının Komisyonlarda veya Genel Kurulda görüşülmesi sırasında da birçok konuda değişiklikler yapılabileceğinden, yeni düzenlemeler yer verilebileceğinden, bu torba yasa düzenlemesi her an yeni sürprizlerin ortaya çıkması muhtemel bir düzenleme olacaktır. Düzenleme Meclis’te kabul edilip yasalaştıktan sonra ancak yapılan düzenlemeler netleşmiş ve kesinleşmiş olacaktır.
 

Bugün 31 Ocak Cuma Torba yasa neler getirecek? Abdullah Gül'ün onayladığı torba yasada taşeron işçiler için kadro umudu doğdu. Herkes merak ediyor Torba yasada bağkur affı varmı? Torba yasada genel af varmı? 31.01.2014

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanan Torba yasada Taşeron işçilere kadro umudu doğdu. Kreş yardımı ve pek çok konunun bulunduğu Torba yasanın içeriği önümüzde ki günlerde daha çok netlik kazanacak ve onaylanan torba yasa uygulanmaya konacak. Torba yasa uygulanmaya konduktan sonra milyonlarca insanın hayatını yakından etkileyecek.

Torba yasa ne gibi yenilikler getiriyor? Torba yasada bağkur affı varmı? Torba yasada genel af varmı? Torba yasada neler var? Torba yasa uzun bir çalışmanın ardından kabul edildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanan Torba yasa pek çok yenilikler getirecek. 31.01.2014

Torba yasanın getirdiği bir yenilik yaşlılar için evde bakım hizmeti olacak. Evde bakım hizmetini evinde sürdüren ve evde yakınına bakım hizmeti veren yaklaşık 400 bin kişiye sigorta ve emeklilik hakkı da var.

Uzun zamandır beklenen Torba yasayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onayladı. Abdullah Gül'ün onayından geçen Torba yasanın içinde hangi maddelerin bulunduğu büyük merak konusu. Torba yasada Taşerona büyük umut doğdu. Torba yasa emeklilere ne getirecek? Torba yasada bedelli askerlik varmı? Torba yasada intibak yasası yer alıyor mu? Torba yasada bedelli askerlik bulunmuyor. Peki neler bulunuyor?

Meclis’te olan torba yasayla, evinde muhtaç yakınının bakımını üstlenene emeklilik hakkı. Evde muhtaç yakını olup da bu malul kişiye bakanlara, bugüne kadar verilen aylık asgari ücret üzerinden emekli olma hakkı sağlanacak.

Tasarısı Meclis’te olan yeni haklar arasında evde yakınına bakım hizmeti veren yaklaşık 400 bin kişiye sigorta ve emeklilik hakkı da var.

2014′te beklenen en dikkat çekici yeniliklerden biri evde bakım hizmeti için.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, evde bakıma muhtaç yakını olup da evinde bu malul kişilere bakanlara evde bakım parası adı altında her ay net asgari ücret düzeyi kadar para vermektedir.

Bunların sayısı ise yaklaşık 400 bin. Ödemenin amacı da ‘madem ki evinde birisine bakmak zorundasın ve bu sebeple işe gidip gelir elde edemiyorsun bu geliri size devlet olarak ödüyorum’dur.

İşte Torba Yasa ile evde bakım yapanlar adına SGK’ya her ay asgari ücret üzerinden prim ödenerek emekli olmaları da temin edilecek.

Bu hak hayata geçirildiğinde muhtaç yakınına bakanlar 15 yıl prim ödeyip emekli olabilecek. Ancak burada sıkıntı primi kimin ödeyeceği?

Zaten geliri olmayana bakım aylığı veriliyor.

Bunlara prim yükü getirlimesi anlamsız olur. 2014′ün yeniliklerinde ise bakın neler var?

300 TL KREŞ YARDIMI

Habertürk’ten Ali Tezel’in haberine göre, Eğitimli kadını istihdamda tutarak doğuma teşvik için 300 TL kreş yardımı geliyor. SSK’lı çalışmış kadın, 3. doğum için de borçlanabilecek.

Araştırmalara göre, lise ve üstü eğitim gören kadınlar istihdamda daha çok yer alıyor ama ortalama tek çocuk yapıyorlar.

İlkokul veya daha düşük eğitimli kadınlar ise istihdamda hemen hemen yoklar ve 4 çocuk ortalamasındalar.

Kendilerine sorulduğunda eğitimli kadınlar 2 çocuk, eğitimsiz kadınlar ise 3 çocuk idealdir diyorlar.

Bu durumda eğitimli kadın ideal çocuk sayısında bir eksik, eğitimsiz kadın ise bir fazla çocuk yapıyor.

Aile Bakanlığı’nca özellikle eğitimli kadınları hem istihdamda tutmak veya istihdama yönlendirmek aynı zamanda da doğuma teşvik etmek için çalışan kadınlara her ay 300 lira kreş yardımı geliyor.

Ayrıca kreş açmak isteyenlere de bol sayıda teşvik ve kredi geliyor.

DOĞUM BORÇLANMASI HAKKI 3 ÇOCUĞA ÇIKIYOR

Mevcut durumlarda, sadece SSK’lı çalışmış olan kadınlar, SSK çalışması başladıktan sonra yaptıkları doğumları borçlanabiliyor.

En çok 2 doğum için (her bir doğum için 720 gün olmak kaydıyla) 1440 günlük süre kazanabiliyorlar.

Yani, Bağ-Kur’lu kadınlar doğum borçlanması yapamıyor, SSK’da ise girişten önce yapılan doğamlar da borçlanılamıyor.

Torba Kanunu’nda yapılacak düzenleme ile doğum borçlanma sayısı 3′e çıkıyor ayrıca, sigortalı olmadan önce yapılan doğumlar da borçlanabilecek.

Bağ-Kur’lu kadınlar da doğum borçlanması yapabilecek.

Prim günü ve yıl şartlarını tamamlamış ancak yaşı bekleyen emekli adaylarına yönelik de çalışma yürütülüyor. Çalışma Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı çalışmaya göre; yaşının dolup emekli olmasına 2 yıl kalanlar üzerinde ağırlıkla duruluyor. Bu kişilere, alacakları maaşlardan belirlenecek bir yüzdede kesinti yapılarak, emeklilik hakkı verilecek. Yapılan çalışmalarla ilgili ayrıca Maliye Bakanlığı’nın da görüşleri alınacak.
Erken emeklilikte son durum ne? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yaptığı açıklamada, erken emekliliğin, hükümet ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gündemlerinde bulunmadığını söyledi.

Türkiye’de bununla ilgili yapılan düzenlemeler nedeniyle çok acılar çekildiğini belirten Çelik, iktidar ile muhalefetin böyle bir düşünceyi projelerine koyarak ülkeyi yeniden o günlere döndürme hevesinde olmayacağına inandığını anlattı.

Ülkede zaten genç emeklilik olduğunu belirten Çelik, “Şu an 50 yaşında emeklilik var. Bunun daha ne gencini emekli edeceksiniz? Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey var mı? Konuştuğumuz konu bu değil, karıştırılıyor. Art niyetli bazı kesimler ‘erken emeklilik’ deyip insanlara gereksiz yere ümit veriyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunu bütün vatandaşlarımızın bilmesinde yarar var” ifadesini kullandı.

Erken emeklilik konusundaki yanlışın daha önce bir kez yapıldığını vurgulayan Çelik, bununla ortaya çıkan olumsuzlukları gidermeye çalıştıklarını bildirdi.

“38-40 yaş emekliliğinin ne anlama geldiğini, bunun acılarını, sıkıntılarını, Mali yükünü anlatacak olan tek ve en deneyimli ülke Türkiye’dir” diyen Çelik, 50 yaşında emeklilik varken erken emeklilik gibi bir şeyin gündeme getirilmesinin söz konusu olmadığını dile getirdi.

“2036′ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız”

Çelik, kadınlarla ilgili doğum borçlanması, erkeklerin askerlik borçlanması gibi yeni bazı haklar verildiğini hatırlatarak, bunların ayrı konular olduğunu belirtti.

Kademeli olarak emeklilik yaşının 60′a çıkarılmasıyla ilgili geçmiş dönemde yapılan düzenlemenin devam ettiği bilgisini veren Çelik, şöyle konuştu:

“Burada vatandaşın mağduriyeti esas değil. Tam tersine bunlar vatandaş merkezli düzenlemelerdir. Türkiye bir anda 60 yaş emekliliği getirmemiştir. 40 yaş emekliliğini kademeli olarak yaparak 2036′Lara kadar 60 yaş emekliliğine geçeceğiz. Şu anda gelişmiş ülkeler 67-70 yaş emekliliğini konuşuyor. 2036′ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız. Dolayısıyla ülke ve ülkenin geleceği önemli. Tabii birey olarak bizden talepler olabilir ama talepler kesinlikle ülkeyi karanlığa, sıkıntıya sokacak bir şekilde olmamalıdır.”

Faruk Çelik, 1999 yılında yapılan düzenlemede, emeklilik süresi 5-10 yıl uzayan çalışanların sorunlar yaşadığını vurguladı.

 

Torba Yasa'dan ücretsiz seyahat ve indirim çıktı. Ücretsiz seyahat hakkı olanların yakınları da bu imkandan yararlanacak. 65 yaş üstündekilere ise şehirlerarası ulaşım yarı fiyatına. Ayrıca dul ve yetimlere faizsiz konut kredisi...

Torba Yasa Tasarısı ile ücretsiz seyahat hakkı genişletilirken, 65 yaş ve üstündekilere şehirlerarası seyahatlerde yüzde 50 indirim imkanı getiriliyor. Bazı kanunlarda değişiklik öngören Torba Tasarı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Tasarıya göre gazi, vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan 25 yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatları ile belediyelerin şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacak. Aynı şekilde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında çalışmaya başlamaları sebebiyle aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve 25 yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları, harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin yakınları da bu imkandan faydalanacak. Ayrıca bazı harp ve vazife malulleri ile aylıkları kesilenlerin su ve elektrik ücretlerinde indirim uygulanması öngörülüyor.Torba Yasa kapsamında yaşlılara da şehirlerarası ulaşımda indirimli seyahat imkanı getiriliyor. 65 yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise yüzde 50 indirimli olarak yararlanacak.

Tasarıyla engelli istihdamı da teşvik ediliyor. İş gücü piyasasına kazandırılması güç olan zihinsel ve ruhsal engelli çalışanlar için yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde yüzü oranında iş yeri indirimi yapılacak. İndirim her bir engelli çalışan için 5 yıl süreyle uygulanacak.

KANUN TASARISI NELER GETİRİYOR?

Dul ve yetimlere faizsiz konut kredisi, buluşa teşvik

> Harp ve vazife malulleri ile vazife malullüğü aylığı alan dul ve yetimler de faizsiz konut kredisi hakkından yararlanacak.
> Türkiye'de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların; kiralanması, pazarlanması, devri veya satışı neticesinde elde edilen kazançların, yüzde 50'si kurumlar vergisinden müstesna olacak.
> İnternette özel hayatın gizliliğinin ihlaline ilişkin başvurularda, TİB Başkanı yayına erişimi resen engelleme kararı alabilecek. İnternette kişilik haklarının ihlal edildiği iddia eden kişi, direkt olarak mahkemeye başvurabilecek.
> Tasarı ile yurt dışından getirilen telefonların gerçeğe aykırı şekilde kayıt altına alınması yasaklanıyor. GSM aboneliklerinin kişinin bilgisi dışında yapılamayacak.
> Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Vakıflar tarafından, Hazine'ye ait taşınmazların üzerindeki her türlü bina, yapı ve tesisler Hazine'ye intikal edecek.

 

-Kanuna göre, memur, subay, astsubay ve askeri öğrenciler; ofis, büro ve muayenehane açamayacak, vakıf yüksek öğretim kurumlarında çalışamayacak ancak memurların insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmaları bu yasaklamanın dışında olacak

-Sağlık personeli, mesai saatleri dışında da hastane ya da sağlık kuruluşuna çağrılabilecek

-Mesai saatleri dışında yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde çalışan öğretim üyeleri, bu düzenlemenin yayım tarihinden itibaren 3 ay içerisinde faaliyetlerini sona erdirmezse üniversiteyle ilişikleri kesilecek

-GATA'da da sözleşmeli profesör ve doçent çalıştırılabilecek

-Sünnet ameliyatını sadece tabipler yapacak. Bu düzenlemenin yayımı tarihinde sünnetçilik yapanlar, 31 Aralık 2014'e kadar faaliyetlerini sürdürebilecek

 

Milyonlarca vatandaş 2014 yılı ve Ocak ayına umutlarla girdi. 10.4 milyon emekli ve 2.6 milyon memur, bu ay yapılacak maaş zammına odaklanmış durumda. Yine tüm emekliler banka promosyonu çalışmalarının sonuçlanmasını bekliyor. 2000 yılı ve sonrasında emekli olanların gündeminde ayrıca intibak zammı da var.
 

2014 yılı ve Ocak ayı milyonlarca vatandaş için umut oldu. Bu ayda çıkması beklenen torba yasa ve yeni yıldaki maaş zamları, yaklaşık 20 milyon vatandaşı ilgilendiriyor. 10 milyon memur, işçi ve Bağ-Kur emeklisi Ocak ayında yapılacak maaş zammını bekliyor. Yine yaklaşık 7 milyon emekli için de yeni intibak umudu bulunuyor.

Memur emeklileri toplu sözleşme zammının dışında enflasyon farkı alacak. Öte yandan Aralık sonunda belli olacak olan son 6 aylık enflasyon oranı ile işçi ve Bağ- Kur emeklilerinin de alacakları fark oranı ortaya çıkacak. Ocak ayında yaklaşık 2.5 milyon memur da zamlı maaşlarına ve enflasyon farklarına kavuşacak.

YAPILANDIRMA GELİYOR

Takvim'in haberine göre emeklilerin dışında devlete borcu olan 3 milyona yakın Bağ-Kur'lu esnaf gelecek yapılandırma umuduyla bekliyor. Torba yasayla gelecek bu yapılandırma sayesinde geçmiş Bağ- Kur borcu olan esnaf bu borçlarını yapılandırabilecek. Borçların ve hizmetlerin tamamen silinmesi de gündemde. Bunun yanında faiz ve gecikme cezalarının yarısının silinip, kalan borcun 36 aya kadar taksitlendirilmesi de ihtimaller arasında. Bu sayede esnaf hem sağlık hizmetlerinden faydalanacak, hem de borcundan kurtulacak.

Devlet ise toplayamadığı bu alacağını tahsil ederek önemli bir kaynak elde edecek. Genel Sağlık Sigortası kapsamında gelir testi yaptırmadığı için evlerine borç yazıları gelen 4 milyona yakın vatandaş için de Ocak ayı bir umut oldu. Bu vatandaşların biriken 8 milyar liraya yakın borçları için çeşitli formüller hazırlandı. Borçların tamamen silinmesinden, faizlerinin kaldırılıp ana paranın taksite bölünmesine kadar çeşitli ihtimaller üzerinde duruluyor. Bu karar da Ocak'taki torba yasada şekillenecek.

TAŞERONA YENİ HAKLAR

Ocak ayında beklenti içinde olan önemli bir kesimde taşeron işçiler. Bu işçiler için hazırlanan yeni yasa taslağının son şeklinin Ocak ayında ortaya çıkması bekleniyor. Böylece 1 milyonun üzerindeki taşeron işçilerin izin hakkından, maaşlarına kadar özlük haklarında bir iyileştirme yapılacak. Taslak yakında sosyal taraflarla paylaşılacak.

BEKLENTİSİ OLANLAR

SSK prim borcu olanlar af ve yapılandırma bekliyor. Trafik cezası olanlar af ve yapılandırma bekliyor. 4C ve 4B'li çalışanlar kadro istiyor. Üniversite mezunu olup, işçi kadrosundakiler memurluk bekliyor. Taşeron çalışanları kadro istiyor. Emekliler yeni intibak istiyor

KiME NE GELiYOR

10 milyon emekliye zam ve enflasyon farkı... 2.5 milyon memura zam ve enflasyon farkı... 4 milyon vatandaşa GSS affı ve yapılandırması... 3 milyon esnafa Bağ-Kur borcu affı ve yapılandırması... 1 milyon taşeronun haklarında iyileştirme...

Torba yasa ile taşeron işçilere hakları veriliyor. Sözleşmeler 1 yıldan 3 yıla çıkacak. Muvazaalı olanlar kadroya alınacak.

Hükümetin pek çok alanda yapacağı kanuni düzenlemeleri içeren torba yasa tasarısı içinde çalışma hayatı ile ilgili de önemli konular yer alıyor. Taşeron işçilerinin sorunlarının çözümü için de düğmeye basılıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre; taşeron işçileri için 1 yıl olan sözleşme süresi 3 yıla çıkarılıyor. Kamudaki taşeron işçileriyle ilgili olarak da mahkemenin verdiği muvazaa kararları için sulh yada kadro yoluyla çözüme gidilmesi öngörülüyor. Kıdem tazminatı konusu taraflar arasında uzlaşma sağlanamayınca rafa kaldırılırken; çalışma hayatının diğer alanlarındaki düzenlemelere yoğunlaşıldı. Torba yasa tasarısında taşeron işçileriyle ilgili önemli düzenlemeler bulunduğu belirtiliyor. Yavaş yavaş netleşmeye başlayan paketin içeriğine göre; taşeron işçilikteki sorunların önemli bir kısmı bu yasal çalışma ile giderilmeye çalışılacak. Bunların başında taşeron işçilerinin sözleşme süresi geliyor. 1 yıl olan sürenin 3 yıla çıkarılması gündemde. Yine alt işverenlik için bazı tanımlarda değişikliğe gidiliyor. Buna göre de asıl işverenin bir işi alt işverene verebilmesinde aranacak şartlarda bir takım değişiklikler söz konusu.
 

Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde, Gül'ün yasanın resmi adı olan "6514 sayılı yasayı onayladığı" duyuruldu. Türk Tabibler Birliği, yasa gündeme geldiğinde "doktorlara Gezi ayarı" olarak kamuoyuna yansıyan, "ruhsatsız sağlık hizmeti veren hekimlere bir ila üç yıl hapis cezası ve 20 bin güne kadar para cezası verilmesi" hükmü de yer alıyordu. Kamuoyuna bu madde, Gezi eylemleri sırasında alanda kurulan ilkyardım merkezlerinde görev yapan hekimlere yönelik önlem olarak yansımıştı.

İNTERNETTEN İLAÇ SATIŞI YASAK

Yasa ile ayrıca, ilaçların internet ya da başka bir elektronik ortamda satılması yasaklandı. Eczaneler adına internet sitesi açılamayacağı da karara bağlandı.

TAM GÜN DÜZENLEMESİ

Yeni yasanın getirdiği bir başka unsur ise şöyle; Eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan profesör ve doçentler, her bir branş itibariyle sayılarının yüzde 50'sini geçmemek üzere, bir yıllık kurumsal sözleşme ile özel hastane ve vakıf üniversitesi hastanelerinde çalışabilecek. Bu şekilde çalışabilecek öğretim üyeleri, yüzde 50'si uygulama, yüzde 50'si de akademik faaliyetlerden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenecek.

SÜNNETÇİYE SON

Yeni yasa ile, sünnetin sadece hekimlerce yapılması da şarta bağlanıyor. Ancak istisnai hallerde, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen eğitimi alanlara, hekim gözetiminde sünnet yapma imkanı tanınacak.  Ancak sünnetçilik yapanlar, 31 Aralık 2014'e kadar bu işlemi yapmaya devam edebilecekler.

YASADA NELER VAR?

Yeni yasada şu unsurlar yer alıyor;
* Denetime tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gerekli bilgi, belge, defter ve kayıtları vermek, ayniyatı göstermek ve incelenmesine yardım etmek zorunda olacak.

* Kamu Hastaneleri Birlikleri'nde sözleşmeli statüde istihdam edilenlerin sözleşmelerinin kimler tarafından yapılacağı yeniden belirleniyor. Buna göre, genel sekreter, başkan ve hastane yöneticisinin sözleşmeleri bakan tarafından yapılacak. Başhekim, başhekim yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı, uzman personel ve büro görevlilerinin sözleşmeleri kurum başkanı tarafından yapılacak.

Yükseköğretim kurumlarının öğretim üyesi kadrosunda bulunanlardan sözleşmeli statüde istihdam edilenlerin sözleşmeli olarak çalıştıkları süreler, yüksek öğretim kurumlarında geçmiş sayılacak.

Kamu Hastaneleri Birlikleri'nde sözleşmeli statüde istihdam edilen personelin iş sonu tazminatı, açıktan sözleşme imzalayanlara verilecek.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun ihtiyacı halinde, denetim hizmetlerini yürütmek üzere merkeze bağlı gruplar oluşturulabilecek.

Sağlık personeli, mesai saatleri dışında da hastane ya da sağlık kuruluşuna çağrılabilecek. Mesai saatleri dışında da hizmetine ihtiyaç duyulması halinde, personelin sağlık kuruluşuna ulaşabilmesi için alınacak tedbirler ve uyulacak kuralları Sağlık Bakanlığı belirleyecek. Sağlık Bakanlığı'na yapılacak kayıt ve bildirimlerden de ücret alınacak.

Kanunla, Anayasa Mahkemesi'nce, Devlet Memurları Kanunu'nun iptal edilen maddesi yeniden düzenleniyor.

Buna göre, memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacak, gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yüksek öğretim kurumlarında çalışamayacak.

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri görevleri, özel kanunlarda belirtilen görevler ile kurumundan izin alınmak kaydıyla yapılan insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmalar bu yasaklamanın dışında olacak.

-Yoğun bakım, acil servis ve 112'de çalışanlara yüzde 50 fazla ödenecek

Sağlık çalışanlarına ödenen nöbet ücretleri yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan nöbetler için yüzde 50 oranında fazla verilecek.

Tabip ve diş tabibi olan profesör ve doçentler, kurumsal sözleşme ile özel hastane ve vakıf üniversitelerinde çalışabilecek. Yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, tıp ve diş hekimliği fakültelerinde sözleşmeli öğretim üyesi olarak istihdam edilebilecek. Bu kişilere, devamlı statüde çalışan profesör ve doçentler için belirlenen ek ders ücretinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilecek.

Bu kişiler, rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamayacak.

Profesör ve doçentler, toplam sayının yüzde 50'sini geçmemek üzere ve geliri de üniversiteye kaydedilmek şartıyla mesai dışında özel hastane ve vakıf üniversitesi hastanesinde çalışabilecek. Bu şekilde çalışabilecek öğretim üyeleri, yüzde 50'si uygulama, yüzde 50'si de akademik faaliyetlerden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenecek.

Özel hastane ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayılarının yüzde 20'sini geçmemek üzere üniversite ile sözleşme yapabilecek.

Kanunla, öğretim üyelerine mesai saatleri dışında ilave ücret alınmak suretiyle üniversitede sundukları sağlık hizmetlerine karşılık ödenecek ek ödemenin oranları ve kuralları belirleniyor. Dağıtılan gelirlerden kalan tutarların harcanabileceği işler sayılarak, fiilen mesai dışında çalışan diğer personele de yapılacak ek ödemede kullanılabileceği düzenleniyor. Ayrıca üniversite dışındaki hizmetlerinden elde edilen gelirlerin de yüzde 50'sinin limite bağlı olmaksızın öğretim üyelerine ödenmesi öngörülüyor.

Buna göre, öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında üniversitede sundukları sağlık hizmetlerinden dolayı alınan ilave ücretler, döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanacak. Bu şekilde elde edilen gelirin yüzde 50'den az ve yüzde 60'dan fazla olmamak üzere üniversite yönetim kurulunca tespit edilecek oran; mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan öğretim üyesine, mesai içinde gerçekleştirilen iş miktarı ve çeşidi dikkate alınarak belirlenen toplam performansı aşmamak kaydıyla, ek ödeme matrahının yüzde 800'ünü geçmemek üzere her ay ayrıca ödenecek.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle mesai saatleri dışında çalışan öğretim üyeleri, 3 ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirecek. Bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişikleri kesilecek.

GATA'DA SÖZLEŞMELİ PROFESÖR VE DOÇENT ÇALIŞTIRILABİLECEK

Türk Silahlı Kuvvetleri'ne mensup subaylar, astsubaylar, harp okulları, fakülteler, yüksek okullar ve astsubay okullarında öğrenim yapan askeri öğrenciler, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacak, gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamayacak.

Kanunla, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen maddesi yeniden düzenleniyor. Böylece, akademideki kadrolu asker ve sivil öğretim elemanları da mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunma yasakları bakımından ilgili kanun hükmüne tabi kılınıyor. Ancak üniversitelerde olduğu gibi, Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) de sözleşmeli profesör ve doçent çalıştırılabilecek.

Sözleşmeler, GATA Akademi Kurulu'nun teklifi ve Genelkurmay Başkanlığı'nın onayı ile yapılacak. Sözleşmeli öğretim üyeleri dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü; yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamayacak.

SÜNNETÇİLERE 2014 YILINA KADAR SÜRE

Kanunla, sünnet ameliyatının yalnızca tabiplerce yapılabileceği düzenleniyor ancak olağanüstü ve istisnai hallerde Sağlık Bakanlığı'nca düzenlenecek eğitimi alanlar hekim gözetiminde sünnet ameliyatı yapabilecek. Bu düzenlemenin yayımı tarihinde sünnetçilik yapanlar, 31 Aralık 2014 tarihine kadar faaliyetlerini sürdürebilecek.

TSK'nın muharip unsurlarından ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığı'nın personelinden, görevlendirilen ve eğitimi başarıyla tamamlayanlar, hastane öncesi, sağlık personeli yokluğunda, sağlık hizmetine ulaşıncaya kadar acil tıbbi müdahaleleri yapabilecek.

Kamuda tam gün çalışmanın bir istisnası olarak, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, çalışma saatleri dışında, kurumlarının izniyle, aylık 30 saatten fazla olmamak şartıyla işyeri hekimliği yapabilecek.

Tabipler, işyeri eğitimi alma ve işyeri belgesine sahip olma şartı aranmaksızın, 10'dan az işçi çalıştıran az tehlikeli işyerlerinin işleri hekimliği görevini yapabilecek.

Ebelik eğitimi lisans seviyesine çıkarılıyor. Buna göre, üniversitelerin ebelik ile ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksekokullarından mezun olan ve diplomaları bakanlıkça tescil edilenler ile öğrenimlerini yurtdışında ebelik ile ilgili okulda tamamlayarak denklikleri onaylananlara ebe unvanı verilecek.

Hemşire yardımcısı, ebe yardımcısı, sağlık bakım teknisyeni adıyla üç yeni "yardımcı sağlık mesleği" geliyor.

Hemşire ve ebe yardımcısı, hemşire ve ebe nezaretinde yardımcı olarak, sağlık bakım teknisyeni ise en az tekniker düzeyindeki sağlık meslek mensuplarının nezaretinde yardımcı olarak çalışacak. Bu kişiler, hastaların günlük yaşam aktivitelerine, beslenme programının uygulanmasına, kişisel bakım ve temizliği ile sağlık hizmetlerine ulaşmasına yardımcı olacak ve refakat edecek. Ayrıca teknisyenlik seviyesindeki sağlık meslekleri kaldırılıyor.

YABANCI ASİSTANLARA ÖDEME

Uzmanlık eğitimi alan yabancı uyruklu asistanların maddi mağduriyetinin giderilmesi amacıyla düzenleme yapılıyor. Buna göre, eğitim hastanelerinden sadece 500 TL alan bu asistanlara, ilgili kurumun döner sermayesinden ödeme yapılacak. Eğitime başladıkları tarihte çalıştıkları aile hekimliği birimini en az 3 yıl değiştirmemek şartıyla uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayanlar, devlet hizmetini yapmış sayılacak.

Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği haricindeki programlarına öğrenci kaydedilmeyecek. Sağlık meslek liselerinin hemşirelik programına da öğrenci kaydı yapılmayacak.

 

Kamuda Çalışan Şirket İşçileri Derneği (KAŞİD) Genel Başkanı Adem Kuru, asgari ücrete yapılan zamma tepki göstererek, Sayın Bakan'ın veya danışma kurulundaki insanların ortaya çıkardığı rakam asgari ücret değil, sefalet ücretidir dedi. KAŞİD Genel Başkanı Adem Kuru ve derneğin yönetim kurulu üyeleri 4 kişilik bir ailenin asgari ücret ile geçinmesinin mümkün olmadığını belirterek, yeni yılda asgari ücrete yapılan zamma tepki gösterdi.

TORBA YASANIN RESMİ GAZETEDE YAYINLANMIŞ HALİ
 

SAĞLIK BAKANLIĞI VE BAĞLI KURULUŞLARININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 6514                                                    Kabul Tarihi: 02/01/2014

MADDE 1 – 11/10/2011tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Denetime tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gerekli olan bilgi, belge, defter ve kayıtları vermek, ayniyatı göstermek ve incelenmesine yardımcı olmak zorundadır.”

MADDE 2 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 24 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 3 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesinin beşinci fıkrasının ikinci, üçüncü ve dördüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve altıncı fıkrasının dördüncü cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Genel sekreter, başkan ve hastane yöneticisinin sözleşmeleri Bakan tarafından yapılır. Başhekim, başhekim yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı, uzman personel ve büro görevlilerinin sözleşmeleri Kurum Başkanı tarafından yapılır. Bakan ve Kurum Başkanı bu yetkilerini kısmen veya tamamen alt kademelere devredebilir.”

“Yükseköğretim kurumlarının öğretim üyesi kadrosunda bulunanlardan sözleşmeli statüde istihdam edilenlerin sözleşmeli olarak çalıştıkları süreler, akademik unvanların kazanılması, yükseköğretim kurumları dışında kullanılması ve diğer özlük işlemlerinde değerlendirilmesi bakımından yükseköğretim kurumlarında geçmiş sayılır.”

MADDE 4 –663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 33 üncü maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(6) Sözleşmeli personelin izinleri ve sosyal güvenlik açısından 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girenlerin iş sonu tazminatı hususlarında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre istihdam edilen sözleşmeli personele ilişkin hükümler uygulanır. Söz konusu personel için işsizlik sigortası primi ödenmez.”

MADDE 5 –663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 35 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Ancak Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ihtiyaç hâlinde denetim hizmetlerini yürütmek üzere merkeze bağlı gruplar oluşturabilir.”

MADDE 6 –663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 55 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sağlık personelinin ihtiyaç hâlinde çağrıya uyması

MADDE 55 – (1) Sağlık personelinin mesai saatleri haricinde de hizmetine ihtiyaç duyulduğunda ilgili sağlık kuruluşuna ulaşabilmeleri için alınacak tedbirler ve ilgililerin uyacağı kurallar Bakanlıkça belirlenir.”

MADDE 7 –663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 57 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “permi” ibaresinden sonra gelmek üzere “, kayıt, bildirim” ibaresi eklenmiş ve ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 8 – 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 13 – (1) Bu Kanun Hükmünde Kararnameye göre araştırmacı kadrolarına atanmış sayılanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bu kadrolara atanmadan önceki kadrolarına ait mali haklar, bu kadroda kaldıkları sürece ödenir. Ancak bunların döner sermaye ek ödemeleri, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesinde önceki kadroları için belirlenen ek ödeme miktarı kadar ödenir.”

MADDE 9 –14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen birinci fıkrasının son cümlesi ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz.”

“Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır.”

MADDE 10 –657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

“Bu ücret yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan söz konusu nöbetler için yüzde elli oranında artırımlı ödenir.”

MADDE 11 – 4/11/1981tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, tıp ve diş hekimliği fakültelerinin ihtiyaç duyulan alanlarında teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümlerine tabi tutulmaksızın sözleşmeli öğretim üyesi olarak istihdam edilebilir. Sözleşmeli öğretim üyelerine, yapacakları faaliyetin niteliğine göre devamlı statüde çalışan profesör ve doçentler için 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Özellik arz eden faaliyetler için, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu kararıyla 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on beş katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Bu fıkra kapsamında sözleşmeli profesör ve doçentlere ödenecek sözleşme ücretinin yıllık toplam tutarı, üniversitenin özel bütçesinde ilgili yılda personel giderleri için öngörülen başlangıç ödeneğinin toplam tutarının yüzde 1’ini hiçbir şekilde geçemez; ancak, ilgili üniversitenin teklifi ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca bu oran bir katına kadar artırılabilir ve bu şekilde artırılan tutar ilgili üniversitenin döner sermaye bütçesinden karşılanır. Sözleşmeli olarak istihdam edilecek profesör ve doçent sayısı, ilgili tıp ve diş hekimliği fakültelerinde devamlı statüde çalışan öğretim üyesi sayısının yüzde 5’inden fazla olamaz. 1/3/2006 tarihinden sonra kurulan üniversiteler, bu oranlara tabi olmaksızın beş kişiye kadar sözleşmeli öğretim üyesi istihdam edebilir. Sözleşmeler, aylık çalışma süresi seksen saati geçmemek üzere bir yıla kadar yapılabilir. Süresi iki ayı geçmeyen sözleşmeler üniversite yönetim kurulunun kararıyla yapılır ve yapılan sözleşmelerin içeriği ve gerekçesi hakkında yedi gün içinde Yükseköğretim Kuruluna bilgi verilir. İki aydan daha uzun süreli sözleşmeler, üniversite yönetim kurulunun kararı ve Yükseköğretim Kurulunun izniyle yapılır. Aynı hizmet için iki aydan sonra yapılacak müteakip sözleşmeler de Yükseköğretim Kurulunun iznine tabidir. Sözleşmeli öğretim üyelerine, bu fıkra uyarınca yapılacak ödeme dışında 58 inci maddede öngörülen ek ödeme dâhil olmak üzere herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz. Bu kişiler rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamaz; bunların yardımcılıklarında bulunamaz ve benzeri idari görev alamaz; akademik birim yöneticiliği ve rektörlük seçimlerinde oy kullanamaz. Sözleşmeli öğretim üyesi çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar, bunlara yaptıkları görevlere bağlı olarak ödenecek saatlik sözleşme ücretlerinin tutarı ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu tarafından müştereken belirlenir.”

“Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabidir. Ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenir. Bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyeleri;

a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.

b) Aylık sözleşme ücretleri, mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.

c) Altıncı fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamaz.

ç) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ilave ücret alınmak suretiyle hizmet veremez.

d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz.

Özel hastaneler ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu sayıların yüzde 20’sini geçmemek üzere yedinci fıkra kapsamında üniversite ile sözleşme yapabilir. Vakıf üniversiteleri ile iş birliği yapan özel hastanelerde yüzde 20 oranının hesabında, üniversite kadrolarındaki tabip ve diş tabibi dikkate alınmaz. Bunlardan ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davrananların, bu kapsamdaki ilgili sözleşmesi sona erdirilir ve bunlar bir yıl süreyle yeni sözleşme yapamaz. Aykırı davranışın üç yıl içinde tekerrüründe ise beş yıl süreyle yeni sözleşme yapma yasağı uygulanır.

Yedinci fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Yükseköğretim Kurulunun onayı ile üniversite yönetim kurulları tarafından belirlenir.”

MADDE 12 –2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (a) fıkrasının altıncı paragrafı yürürlükten kaldırılmış, aynı maddeye (g) fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve mevcut fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.

“h) Öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında üniversitede sundukları sağlık hizmetlerinden dolayı 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca alınan ilave ücretler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu tutardan ayrıca Hazine payı kesintisi ve (b) fıkrası uyarınca kesinti yapılmaz. Bu şekilde elde edilen gelirin yüzde 50’sinden az ve yüzde 60’ından fazla olmamak üzere üniversite yönetim kurulunca tespit edilecek oranı, mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan öğretim üyesine, mesai içinde gerçekleştirilen iş miktarı ve çeşidi dikkate alınarak belirlenen toplam performansı aşmamak kaydıyla, ek ödeme matrahının yüzde 800’ünü geçmemek üzere her ay ayrıca ödenir. Mesai saatleri dışında ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetlerini veren öğretim üyeleri için de yüzde 800 oranı uygulanır. Ancak bu fıkra kapsamında öğretim üyelerine yapılacak ek ödeme ile (c) ve (f) fıkraları uyarınca yapılacak ek ödeme toplamı ek ödeme matrahının yüzde 1600’ünü geçemez. Bu fıkra uyarınca dağıtılan gelirlerden kalan tutarlar (b) fıkrasında belirtilen işler ile (c) fıkrasının ikinci paragrafı uyarınca fiilen mesai dışında çalışan diğer personele yapılacak ek ödemede kullanılır.

ı) Öğretim üyelerinin 36 ncı maddenin yedinci fıkrası uyarınca çalışmaları karşılığı elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu tutardan (b) fıkrası uyarınca kesinti yapılmaz. Bu gelirin yüzde 50’si, herhangi bir limite bağlı olmaksızın hizmeti sunan öğretim üyesine ödenir ve kalan tutar (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır.”

MADDE 13 – 2547 sayılı Kanunun ek 29 uncu maddesinin birinci cümlesinde geçen “Türk vatandaşı olup,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 14 – 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 64 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyeleri, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirir; bu süre içinde sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişikleri kesilir.”

MADDE 15 – 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 65 – Bu Kanunun 36 ncı maddesinin yedinci ve son fıkrasına göre yapılacak düzenlemeler bu maddenin yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde yürürlüğe konulur. 36 ncı maddenin yedinci fıkrasına göre hizmet verilmesi, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay sonra başlatılır. Bu kapsamda ilk defa çalıştırılacakların tespitinde uygulama faaliyetleri için bu maddenin yayımından itibaren üç ay içindeki çalışmaları, akademik faaliyetleri açısından ise son bir yıllık faaliyetleri esas alınır.

Yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, yükseköğretim kurumlarında tıpta uzmanlık eğitimi yapmakta olan tabip araştırma görevlileri, uzmanlık eğitimlerini tamamladıklarında Sağlık Bakanlığına, uzman olduklarının bildirildiği tarihten sonraki ilk Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurasına kadar kurumları ile ilişkileri kesilmeksizin araştırma görevlisi olarak görev yapmaya devam ederler.”

MADDE 16 – 27/7/1967tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 17 nci maddesinin (Ç) fıkrasına aşağıdaki paragraf eklenmiştir.

“Öğretim üyesi tabip ve öğretim üyesi diş tabipleri için rütbe ve dereceleri itibarıyla belirlenmiş olan sağlık hizmetleri tazminatı oranları, 100 puan artırılmak suretiyle uygulanır.”

MADDE 17 –926 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesince iptal edilen ek 27 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Mesleki faaliyet ve serbest meslek icrası yasağı

EK MADDE 27 – Bu Kanun kapsamına girenler, kanunlarda belirtilen istisnalar dışında mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.”

MADDE 18 –17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“Gülhane Askeri Tıp Akademisindeki kadrolu asker ve sivil öğretim elemanları 926 sayılı Kanunun ek 27 nci maddesi hükmüne tabidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, ihtiyaç duyulan alanlarda teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hükümlerine tabi tutulmaksızın Gülhane Askeri Tıp Akademisinde sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalıştırılabilir. Sözleşmeli öğretim üyelerine, yapacakları faaliyetin niteliğine göre devamlı statüde çalışan profesör ve doçentler için 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Özellik arz eden faaliyetler için, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Genelkurmay Başkanlığının kararıyla 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretlerinin on beş katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Bu fıkra kapsamında sözleşmeli profesör ve doçentlere öd

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Ankara alışveriş festivali ile alışverişe...
Ankara’yı “marka kent” haline getirmeyi hedefleyen Ankara Alışveriş Festivali’nin(Ankara Shopping...

Haberi Oku