Güncel:
Cem Küçük Kimdir? Cem Küçük hangi gazetenin yazarıdır?

Susurluk Kazası Türkiye için bir dönüm noktası olabilirdi, olamadı. Bunun çeşitli gerekçeleri var. Sistemdeki yozlaşmayı, çürümüşlüğü gösteren o kadar çok olay vardı ki. En barizi kendisini dinlemek üzere TBMM Susurluk Komisyonu'na davet edildiğinde, 'Onlar kim oluyor da beni ifadeye çağırıyor. Hiç kimseye ifade vermem...' cevabını veren eski Jandarma Genel Komutanı ve MİT Müsteşarı Teoman Koman'dı.

Koman'ın verdiği cevap kendisini devletin sahibi sananların milletvekillerine olan bakışını gösteriyordu. Atanmışın seçilmişe yönelik geleneksel bakışıydı. Bürokratın amiri konumundaki halkın temsilcilerine küçümseyici bakışının tezahürüydü. Sadece Teoman Koman'da yoktu bu bakış açısı, birkaç yıl öncesine kadar askeri vesayetin neredeyse tamamında vardı.

Teoman Koman sadece yukarıda saydıklarımızdan ibaret değildi. Gizli saklı kalmış birçok olayda adı geçiyordu. Doğu Aktulga, Sabri Yirmibeşoğlu, Vural Beyazıt gibi çok şey bilen ama konuşmayanlardandı. Onu konuşturacak yapı yoktu. Bildiklerini anlattıracak hukuk mevcut değildi. Siyaset güçlü olduğunu hissettirmiyordu. Bütün bunları üst üste koyunca Koman'ın askeri vesayetin ve devletçi bakışın bir simgesi olduğu ortaya çıkıyor.

1960 darbesi sırasında rahmetli Adnan Menderes'e tokat atanın üsteğmen rütbesindeki Teoman Koman olduğu söylendi. Gerçi Koman'ın sonraki eylemlerine bakınca buna şaşırmamak gerek. JİTEM denilince de ilk akla o geldi. Ne zaman kendisine bu konu sorulsa hep reddetti. Kağıt üzerinde varlığı ispat edildiği halde o gene JİTEM'i reddetti. Güneydoğu'da insanların üzerine kâbus gibi çöken bu yapının mimarlarından biriydi.

MİT Müsteşarlığı görevindeyken 1991 yılında basın mensuplarına teşkilat binasında yemek veren Teoman Koman, büyük bir masanın etrafını dolduran gazetecilere Prof. Muammer Aksoy ile Prof. Bahriye Üçok cinayetlerini hatırlatarak, 'Yakında tek tek bireyleri hedef alan bir terör dalgası yaşanabilir' demişti. MİT'teki yemeğe katılanlardan Uğur Mumcu'nun, 'Aman paşam böyle bir durum varsa şimdiden söyleyin de dikkat edelim' sözleri üzerine Koman, 'Bu masadaki birkaç kişi de hayatını kaybedebilir' ifadesini kullanmıştı. Söz konusu yemekten yaklaşık iki yıl sonra Uğur Mumcu, arabasına konulan bombanın patlatılmasıyla öldürüldü. Jandarma Genel Komutanlığı'na atandığı dönemde bir gazetecinin 'Siz göreve gelince faili meçhul cinayetler neden bıçak gibi kesildi?' sorusuna Koman, 'Demek ki gerek kalmadı' cevabı vermişti.

Koman, 15 Şubat 1996 tarihli 'ezan' genelgesiyle TSK'da görev yapan 'sivil' ve 'rütbeli' personele 'namaz' kılmayı yasaklattı. Adamın ibadet edenlere asla tahammül edemediği söylendi. Dinine bağlı askerlere değil normal vatandaşa dahi öfke doluyordu. Bir Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun halkının büyük çoğunluğunu oluşturan mütedeyyin insanlara bu kadar öfke dolu olması acaba neyle izah edilebilir?

28 Şubat İddianamesi'nde yer alan bilgiye göre, Koman imzalı gizli ibareli jandarma belgelerinde kamu kurumlarındaki minarelerin yıkılması istenmişti. MİT Müsteşarlığı görevindeyken de sık sık gündeme gelen Koman, 1992 yılında kendisine Hizbullah'ı soran gazetecilere, 'Hangi Hizbullah? Bir İran'daki Hizbullah vardır, bir de PKK'nın baskılarına karşı kendini koruyan, dini inançları kuvvetli vatandaşlar' cevabını vermişti. Hizbullah'ın Güneydoğu'daki adıysa 'Hizb-ul Kontra'ydı. Koman'ın bu açıklamaları çokça tartışıldı ama arkası gelmedi.

Hadi asker olarak yaptıklarını dönemin şartları gereği anladık diyelim, peki askerlik sonrası görev yaptığı bankadaki soygunlara ne demeli? Koman emekli olduktan sonra Interbank'ta yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Bankaya el konulduktan sonra yaklaşık 1 milyar doların buhar olduğu anlaşıldı. Paralar yurtdışına kaçırılmıştı ve yine Koman'ın adı geçiyordu.

28 Şubat döneminde batan bankaların çoğunda emekli generaller vardı zaten. Türkiye göz göre göre soyuldu. Paşalar ekonominin e'sinden anlamadıkları için önlerine gelenleri imzalıyorlardı. Nesim Malki Bursa'da jandarma bölgesinde organize bir şekilde öldürüldü. Malki'nin bağlantıları dahi tam olarak ortaya çıkarılamadı. Susurluk'ta ortaya çıkan fotoğraf Malki suikastında da polaroid değil bayağı dijitaldi.

Koman yaptıklarında yalnız değildi. Ortakları çoktu. İş dünyasında, siyasette, bürokraside hemen her yerde yakın işbirliğinde olduklarının bir kısmı hayatta. Teoman Koman için sırlarıyla öldü deniyor. Kimse büyük sırlarla ölmez. Sırları muhtemelen Kozmik Oda'da duruyordur. Devlet arşivinde yaptıklarının kayıtları mevcuttur. Yeter ki bulunmak istensin!

Anahtar Kelimeler
Cem Küçük Kimdir

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

İstiklal Marşı’na Çanakkale şiiri dedi!...
İhsanoğlu, okuduğu İstiklal Marşı dizelerini Çanakkale şiiri sandı…

Haberi Oku