Magazin:
Kadir Doğulu sevgilisi 2013 Kadir Doğulu Kimdir Hayatı

Kadir Doğulu, 14 Ekim 1979 yılında Mersin’de dünyaya geldi. İlk olarak 2010'da Kanal D'de başlayan ve ardından Star TV'de yayınlanan Küçük Sırlar dizisinin başrollerinden birini oynadı. 2011'de sona eren dizi ile oyunculuğa adım atmış oldu. Ardından sonraki televizyon sezonunda Show TV'de yayınlanan Gani Müjde'nin yazmış olduğu Pis Yedili adlı dizide yine başrol oynadı. Ancak diziden ayrıldı ve Fox kanalında yayınlanan Fatih Harbiye adlı dizide Macit rolünü oynayamaya başladı.

KADİR DOĞULU'NUN SEVGİLİSİ KİM?

Bir dönem 'Karadağlar' dizisinde oynayan Burak Sağyaşar ve Hatice Şendil'den sonra Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül aşkı magazin dünyasına bomba gibi düştü.  Fox TV ekranlarında cumartesi günleri yayınlanan 'Fatih Harbiye' dizisinin iki oyuncusu arasında bir süre önce sürpriz bir aşk filizlendi. Sette karşılıklı oynayan Doğulu ve Atagül çifti, set dışında da birlikte vakit geçirmekten büyük keyif alıyor.  Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül çiftinin yakınları, ikilinin arasında başlayan bu ilişkiden dolayı çok mutlu olduklarını dile getiriyor.

Kadir (28) ve Kemal Doğulu (31) kardeşler… Birçok kişi onların ismini Kadir Doğulu’nun Hande Yener’le yaşadığı aşktan sonra duydu. Ama işin aslı öyle değil. Doğulu Kardeşler 10 yılı aşkın süredir aralıksız çalışıyor. Kemal Doğulu, Hande Yener’den Demet Akalın’a pek çok kişinin imaj danışmanlığını yapıyor. Klip ve fotoğraf çekiyor. Kardeşi Kadir Doğulu’nun bir menajerlik şirketi var. Aynı zamanda yeni bir diziye hazırlanıyor ve son günlerin popüler mekanı Piyasa’yı işletiyor.

Doğulu kardeşler Mersin’de ev hanımı bir anne ve işçi emeklisi bir babanın çocukları olarak dünyaya geldi. Beş çocuklu ailede bütün çocukların yaşları birbirine yakın olunca aralarında abi kardeş ilişkisinden çok arkadaşlık ilişkisi kuruldu. Babalarının çalışmak için ABD’ye gitmesiyle de erken yaşta sorumluluk altına girip çocuk yaşlarda iş hayatına atıldılar. Kadir Doğulu, 10 yaşında mahalle esnafının yanına girdi. Abisi Kemal Doğulu yaz aylarında bisikletçide, bakkalda iş yaptı: “Tabii zıpırlıklarımız da oldu” diyor Kemal Doğulu.

Kemal Doğulu’nun asıl hayali iyi bir kadın kuaförü olmaktı. Bu yüzden küçük yaşta annesinden gizli evde kız kardeşinin saçlarını keserek işe başladı. 12 yaşına geldiğinde artık Mersin’de kuaför olan kuzeninin yanında çıraklık yapıyordu.
Hayatı istediği gibi sürerken amcasının zoruyla İmam Hatip’e kaydoldu. Arapça ve Kur’an derslerinde başarılı olamadı. Ailesinden gizli Anadolu Lisesi sınavlarına girdi ve bilgisayar bölümünü kazanarak İmam Hatip’ten ayrıldı. Lise sonrası Urfa’da Harran Üniversitesi’nde Pazarlama Bölümü’nü kazandı: “Urfa’dan ikinci senem bitmeden ağlayarak döndüm. Çok zor şartlar altındaydım. Eşyalarımla sokakta kaldım. Ev bile vermediler. Bunun nedeni sadece öğrenci olmamdı”. Ama pes etmedi. İstanbul’un yolunu tuttu. Kuzeni Zeki Doğulu’nun salonunda çalışmaya başladı.

FOTOĞRAFÇILARIN NEFRETİNİ KAZANDIM

Bunu moda dergilerindeki çekimler için saç tasarımı yapmak takip etti: “Saç konusunda mütavazi olamayacağım. Herkes benimle çalışmak istiyordu. Dergiler sıradaydı. Güzel saçlar yapıyordum.” Saçlar iyiydi ama bu sefer de piyasadaki makyözler onu tatmin etmedi. Paris’te bir kozmetik firmasından bir sürü iyi makyaj malzemesi aldı ve bu işe girişti. Zamanla insanlar yaptığı makyajları beğendi. Ve sıra fotoğraf çekmeye geldi. İlk çektiği fotoğraflar Elle dergisine moda sayfalarında yayınlandı. “Bu benim fotoğrafçıların nefretini kazanmama neden oldu. Çünkü bu işlerin eğitimini almadım. Ama eğitim alanlardan daha çok fotoğraf çektim. Bu yüzden ister istemez kıskandılar. Hepsine hak veriyorum. Fakat bu işler kendini geliştirmeyle alakalı ben de kendimi eğittim.” Bütün bunların ardından hepsinin tamamlayıcısı olan imaj danışmanlığı geldi. Hande Yener, Seda Sayan, Sıla, Kutsi, Gökhan Özen, Nil Karaibrahimgil, Demet Akalın gibi isimlerin imajlarını baştan aşağıya tasarladı. Fotoğraflarını çekti. Klip yönetti.

UYURKEN BİLE SIKILIYORUM

Kadir Doğulu’nun da ortaokul ve lise yılları çalışarak geçti. Özellikle kafe ve bar işletmeciğinden keyif alıyordu. 2000’de abisinin yanına gelmek için İstanbul’un yolunu tuttu. Önce Beyoğlu Frape’de işe girdi. Ardından Refika’da çalıştı. Cafe City ve Buz’da garsonluk yaptı. Salomanje’de cumartesi pazar günleri mutfakta ekmek pişirip kahvaltıları hazırladı. Bir süre sonra bu işe iyice kafayı taktı. Biriktirdiği paralarla Barcelona ve Roma’daki kafeleri ve restoranları inceledi. Oradaki yemekleri tattı. Türkiye dönüşü House Cafe’de işe girdi. İki sene işletmecilik yaptı. O dönemde abisi aracılığıyla Hande Yener’le tanıştı. Kısa bir süre sonra bu tanışıklık aşka dönüştü. Hande Yener menajerlik işlerini çalışkan bulduğu Kadir Doğulu’ya teslim etti. Zamanla işi büyüttü ve “T.p.a” isminde bir şirket kurdu. Şimdi Hande Yener’le çalışmaya devam ediyor. Bunun dışında bazı isimlere menajerlik hizmeti veriyor. Aynı zamanda Harbiye’deki Piyasa isimli gece kulübünü işletiyor. Yazın başlayacağı dizi için oyunculuk kurslarına devam ederken bir yandan da Emel Müftüoğlu’yla yakında başlayacağı yemek programının hazırlıklarını yapıyor. Okan Üniversitesi Gastronomi Bölümü’nde birinci sınıf derslerine devam ediyor: “Allah bana bir enerji vermiş gerisini koy vermiş. Çalışmadığım zamanlar kendimi rahatsız hissediyorum. Uyurken bile sıkılırım” diyor.

KEMAL DOĞULU TAKLİT DİYENLERİN CEHALETİNE VERİYORUM

Stil danışmanlığının yanında bir de albüm yaptınız. Peki şarkıcılık nereden esti?
- Hayatımında elime fırça alıp aynanın karşına geçip şarkı bile söylememiştim. Açıkçası şarkı söylemekten utanan bir adamdım. Ama makyaj yaparken insanlara yakın oluyorsun ve tonlamalarını daha iyi duyuyorlar. Bir gün Hande’ye makyaj yaparken bana “kulağın çok iyi” dedi. Ve İzmir’de konserine vokalisti gelmeyince beni sahneye çıkardı. Sonra da albüm yapmaya karar verdik.

Hiç korkmadınız mı?
- Korktum tabii. “Rezil olur muyum?” diye düşündüm. En zoru şarkıya ruh vermekti. Bir şarkı için üç gün stüdyoya kapandım.

Her işe atlıyormuş gibi bir algı oluşmuyor mu?
- Öyle bir şey yok. Benim hepsine yeteneğim var. Başkaları da yapabiliyorsa buyursun yapsın.

Neden çalışmak için sizi tercih ediyorlar?
- Hiç mütevazı olamayacağım. Yetenekliyim. Yaptığım işi iyi yapıyorum. Sonuçları ortada. Ayrıca bugüne kadar yaptığım çalışmalarda konuşulmayan tek bir iş yok.

O zaman sizin standartınız konuşturmak mı?
- Dikkat çekmek. Olumlu veya olumsuz konuşulsun, tartışılsın, masaya yatırılsın. En kötü şey hiç konuşulmayan işler yapmak. İşim konuşulmazsa değeri olmaz.

Hiç kapınızı çalıp “Hakkımda konuşturdun ama bu imaj olmadı” diyen yok mu?
- Hayır hiç olmadı. Öyle bir alternatif yok. Bana o kadar güveniyorlar ki aynaya bile bakmıyorlar.

Peki konuşturan işler yapmanın sırrı ne?
- Kadın ruhundan anlıyorum. Ayrıca bir kadının yüzüne bakınca onun nasıl güzel olacağını görüyorum. Kadın dediğin androjenlikten uzak, seksi ve çamurda da olsa güzel görünmeli.

Hande Yener’e çektiğiniz Sopa klibinin Cheryl Cole’un 3Words isimli klibinin kopyası olduğu söylendi?
- Ben bu lafı söyleyenlerin cehaletine veriyorum. Gördükleri kadarını biliyorlar.

Hiç mi benzerlik yok klipte?
- Ben İspanyol bir modern dans videosundan ilham aldım. Herhalde bu söylenen isim de oradan ilham almıştır.

Size kıl olan bir kesim de var. Neden böyle?
- Ben Kadir’e göre asosyalim. İlk başta bir duvarım oluyor. Bu yüzden de antipatik görünüyor olabilirim. Bir kısım beni seviyor bir kısım benden nefret ediyor. Sevenler benle empati kuranlar. Sevmeyenler yerimde olmak isteyenler.

Neden sizin yerinizde olmak istesinler?
- Çünkü ben onların sevdiği ikonlara starlara çok yakınım. Hepsi çok yakın arkadaşım. Benim yaptığım işleri çok beğenseler de sırf bok atmak amaçlı böyle yorumlar yapıyorlar.

Hande Yener’in elektronik müziğe geçişi ve imajı konusunda hep siz eleştirildiniz. En büyük etki sizin miydi?
- Hande’nin değişiminin sorumlusu biz olduk. Ben kimsenin müzik kariyerine müdahale edemem. Zaten Hande’yle pop söylediği 2004’ten beri çalışıyorum. Tesadüfen Kadir’le ilişkilerinin başladığı dönemde Hande bir değişim sürecine girdi. Fatura bana kesildi.

Pembe ve turuncu saçlar nasıl ortaya çıktı?
- Elektronik müzik yapıyordu ve bu saçları yaptım. Çünkü gençleri yakalamak istedim. 13-14 yaşındaki kızlar ve erkekler de onu takip ettiler. Şimdi de yaptığı müziğe uygun görseller hazırlıyorum.

MAHALLELERDE DÖNEN OLAYLARIN YANINDA SIRADANIZ

Siz çok hırslı gençler misiniz?
Kemal: Pozitif anlamda hırslıyım. Benim yola çıkma nedenim herkes beni konuşsun ve ünlü olayım değil. Ben sadece başarılı olmak istiyordum. Yaptığım işler iyi oldukça zaten bunlar bana geldi.
Bu kadar işin içine girdiniz. Hiç bunlar arasında başarısız olduğunuzu düşündüğünüz olmadı mı?
Kemal: Çalışmasaydım dediğim kişiler ve işler oldu. Ama ben bir işin altına giriyorsam o işin kötü olma ihtimali yok. Yoksa elimi taşımın altına sokmam.
Söylendiği kadar marjinal mi yaşıyorsunuz?
Kemal: Bunu söyleyen ilk başta marjinalin kelime anlamını öğrensin. Bizim marjinallikle alakamız yok. Zaten memlekette algılanamayan her şeye marjinallik denir.
Yani uç noktalarda yaşamıyormusunuz?
Kemal: Bizim hayatımız televizyondaki kadın programları ya da mahallelerde dönen olayların yanında çok sıradan ve normal kalıyor.
Birbirinizi üç kelimeyle tarif eder misiniz?
Kadir: Kemal yetenekli, çalışkan ve hırslı.
Keman: Kadir çok pozitif, duygusal ve gereksiz hümanist. Ama bazen sinirli ve fevri olabiliyor.

KADİR DOĞULU DÖRT AYDIR ELİME GAZETE ALMIYORUM

Abiniz sizin imajınızla da oynadı mı?
- Bu konuda çok dertliyim. İstanbul’a ilk geldiğimde uzun saçlarım vardı. Onlara bir ara 70’ler modası verdi. Sonra sıkıldı vurdu makineyi. Üç numara yaptı.

Abinize göre siz daha çapkınsınız herhalde?
- Evet. Ben daha çapkınımdır. 28 yaşındayım ve hayatımın bir dönemini kapattım. Bundan sonra bir süre evlenmek, çocuk sahibi olmak gibi bir niyetim yok. Hayatımı yaşıyorum.

Ama evlenmeyi düşünüyordunuz?
- 2.5 sene öncesine kadar öyleydi. İki defa imzadan döndüm. O dönemde öyle hissediyordum. Ama dönemsel bir durumdu. İçimde yaşadığım pek çok Kadir oldu ve o dönem yaşadığım enteresan bir Kadir’di.

Nasıl yani?
- Ben gibi başlamadı. Sonra da öyle devam etti. Ama mükemmel günlerdi. Zaten çok isteseydik evlenirdik herhalde.

Ayrılığın ardından “Konuşsam ortalık yıkılır” dediniz. Şimdi konuşur musunuz?
- Birçok cümle kurdum ama hiçbiri bu anlama gelmiyordu. Doğru olan mükemmel dört yılın ardından konuşmamak. En iyisi herkesin kendi hayatını hakettiği gibi yaşaması. Ben dört aydır elime gazete almıyorum. Kimseyle bunları konuşmuyorum.

Hande Yener sizin ayarladığınız konserlerde fiyat indirimi yapıyormuş. Doğru mu?
- Çok komik bunlar. Hande bana özel bir fiyat uyguladığını söylemiş. Ama zaten birebir menajeri benim ve konser fiyatlarını ben belirliyorum.

Şimdi arkadaş mısınız?
- Arkadaş olmaya çalışıyoruz. Birkaç defa görüştük. Zor oluyor ama bazı şeyleri aşmak lazım.

Şimdi Piyasa’yı işletiyorsunuz…
- İnsanlara şık görünen, küçük, iyi içki ve iyi yemek mekanı işletmek istiyordum. Güzel bir zamanlama oldu. Yakında mutfağa girip yemek de yapacağım.



 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Gülse Birsel’in acı günü
Yalan Dünya dizisinin oyuncusu Gülse Birsel annesi Semiha Şener’i kaybetti.

Haberi Oku