SEÇİM 2015:
Erdoğan: Her seçim bir bakıma kurtuluş savaşıdır

İşte Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları:

Sivas 7 Haziran’da sözünü sandıkta söylemeye hazır mı? Sivas üst aklın aklını başından almaya var mı? 3 gün… Ona göre… 

İstanbul Valiliği ve İBB’nin yaptığı bu kutlamayı hazmedemediler. Biz bu kutlamayı her yıl yapacağız. İstanbul’un fethi sıradan bir fetih değil. Bundan birileri rahatsız oluyor. Zannediyor musunuz Bizans dünde kaldı. Bugün de Bizans’ın kalıntıları var. Ama biz onlara rağmen yürüyeceğiz. Türk yıldızlarının orada ne işi vardı dediler? Türk yıldızları cumhurbaşkanının daveti ile oraya gelmiştir. 1.5 – 2 milyon insanın huzurunda bu gösteriler yapılmış ve milletimiz o gün başka bir özveri kazanmıştır. 

Bu memlekette her seçim bir bakıma kurtuluş savaşıdır.  DP’nin iktidara geldiği seçimleri bu millet kurtuluş günü olarak ilan etmiştir. Arkasından 27 Mayıs darbesi geldi. 70’lerin kara günlerine şahit olduk. 90’lı yıllarda yeniden kaos oldu. Milletimiz bu koalisyon dönemini 2002’de bizimle sona erdirdi.

25 bankayı batırdınız, 50 milyar dolar yük bıraktınız. Bunları biz hallettik. IMF’ye bunlar borçlandı, biz ödedik. Biz öyle kafatası milliyetçisi değiliz. Pazar günü bir seçim.. Yine bir kurtuluş savaşının içindeyiz. Musluklardan kan akıtan parti ile milliyetçi olduğunu iddia eden parti kol kola girdi, yerini aldı. ‘Barajı aşamazsak meskenimiz dağlardır’ diyorlar. Bunlar dağdan yönetiliyor. O eş başkanlardan biri sokağa davet etmedi mi? 50 kişi öldü. Ölenler de öldürülenler de Kürt. Bunlar nasıl oluyor da benim Kürt kardeşimin temsilcisi oluyor. Aydın geçinen 200 kişi bildiri yayınlamış. Bunlar aydın değil karanlık karanlık. 

Erdoğan diktatör.. 90 tane partinin olduğu ülkede Erdoğan diktatör. 20 parti seçime giriyor. Nasıl oluyor bu diktatör.. Hepsi iftira. Bunlar meşhur komünist rejimlerin kalıntıları. 

Bahçeli bunlar için şimdi Meclis’e girme çalışması yapıyor. Biz analar ağlamasın diye çözüm sürecini yürütürken bize demediklerini bırakmayanlar şimdi gidip anaları ağlatanların kendileriyle al takke ver külah birlikte yol yürüyorlar. Hayatta bir araya gelebilecekleri düşünülmeyenler şimdi bir araya geliyor. Paralel yapı denen ihanet şebekesi Suriye’ye gönderdiğimiz yardımlar için bize dünyaya düşman ilan ederken desteği bunlardan alıyor.

Bir gazete utanmadan diyor ki: İçinde silah olmadığını söyleyen Erdoğan diyor. Var veya yok koyalım bir kenara. Sen o kadar basın ahlakından uzaksın ki bu ülkede MİT’in yaptığı bir operasyona paralelle iş tutarak dünyaya göstermenin gayretine giriyorsun. Bu casusluktur, ajanlıktır. Yargıya suç duyurusunda bulunduk, gereği yapılacaktır. Bunlar dünyadaki ağababalarına gidiyorlar. Nereye gidiyorsanız gidin. Allah’tan başka kimseden korkumuz yoktur. 

Bölücü örgüt insanların kanını döküyor, canını alıyor. Bunlar oradaki sigara izmaritlerinin reklamını yapıyor. Van’da belediyenin billboardlarından musluktan kan akıyor. Bunlar kandan besleniyor. Neymiş ağaç kesmiyorlarmış. Takır takır insanları katlediyor bunlar. Ana muhalefet derseniz ne yaptığını bilmez halde kendini bırakmış öbürleri için çalışıyor.

Bunların yalan karakterleri haline geldi. Geçenlerde TRT’de bir canlı yayındaydık. Kılıçdaroğlu yatıyor kalkıyor altın klozet… Ne dedim yayında. ‘Gel gez bak. Bir tane altın klozet kapağı olan varsa ben bu makamı bırakacağım. Sen ispat edersen CHP’nin başından ayrılmaya var mısın’ dedim. Gidemez. Akşam bir yalan sabah bir yalan. Baykal’ı da böyle aldatmadı mı? Gazetecilere önce ‘aday değilim’ dedi. Adam CD’den, kasetten gelmiş bir genel başkan. Kars’taydım. Kars’a gitmiş Et balık kurumunu et süt kurumuna dönüştüreceğim diyor. Ben Başbakanlığım dönemimde burayı et süt kurumuna dönüştürdüm. Yalancıdan siyasetçi olmaz.

Çıkmış bir diğeri de Bahçeli harçları kaldıracağım diyor. Harçları ben Başbakanlığım dönemimde kaldırdım zaten. Ne olursa olsun Pazar günü inanıyorum ki eski Türkiye koalisyonunun bittiği gün olacaktır. 

Siyaseti düşmanlık bunların. Hem de kendi milletine düşmanlık üzerine kurulu. Kurtuluş savaşında olduğu gibi düşman ülkeye girse ve Erdoğan’ı düşürmek içim geldim dese inanın onları ellerinde çiçeklerle karşılarlar. Millet dinine, Diyanet’ine sahip çıkıyor. Bunlar din derslerini yasaklayacağız diyor. Diyanet’i kaldıracağız diyor terör örgütünün arkasında olduğu parti. Dinsiz bir millet yaşayabilir mi? İmam hatipleri kapatmanın hesabını yapıyorlar. Kılıçdaroğlu önce kapatacağız diyor. Kayseri’ye gidiyor ‘ben öyle bir şey demedim’ diyor.  Ben imam hatip mezunuyum. 4 çocuğumun 4’ü de imam hatip mezunu. Ben dertliyim. Benim yavrularım bu ülkede üniversite okuyamadı. Yurtdışına göndermek zorunda kaldım. Bunlarla zaman zaman konuşurdum. İmam hatipte hangi derslerin olduğunu bile bilmiyorlar. Danıştay bir karar daha açıkladı. Düz liselerde de başörtülü olarak okumanın önünü açtı. Düz liselerde Kuranı Kerim serbest mi? Şimdi HSYK bir karar açıkladı. Yargıda başörtülü olarak görev yapabilirsiniz dedi. Ey allahım sen nelere kadirsin. Nereden nerelere geldik.

Ana muhalefetin lideri kürsüden ezanı okuyan hocaya hakaret ediyor. HDP’nin başındaki bile ezan okunurken sustu be. HDP’nin başındaki Taksim’i Kabe olarak gösteriyor.  Bizim Kabemiz Mekke’de. Bunlar Gezi olaylarında duvarlara ‘zulüm 1453’te başladı’ yazıyorlardı. Bizans’ın kadınları Fatih’i surların önünde ‘Başımızda Bizans külahı görmektense Osmanlı sarığı görmeyi’ tercih ederiz diye karşıladı. Biz Yeni Türkiye’yi inşa edelim derken bunlar bize Menderes’in Mursi’nin idamını hatırlatıyor. Dün mandayı savunanlarla bugün o manşetlerden medet umanlar arasında fark var mı? Biz yeni anayasa diyoruz onlar darbe anayasasını savunuyor.  Türkeş’e de ihanet ediyorlar. Türkeş Başkanlık sistemini olmazsa olmaz olarak 9 Işık kitabında yazıyor. 
Biz ne düşünüyorsak onu söylüyoruz.

Birisi Türkçe ezan dedi, biri Kürtçe ezan dedi. Biz aslıyla ezan dedik.  Ey aydın geçinenler bu bayrağımıza alternatif bayrak çıkaranlarla beraber misiniz? Bunu da söyleyin de bu millet sizin nerede durduğunuzu görsün. Devlet içinde devlet olur mu? Çıkmış işte paralel devlet. Böyle şey olur mu? Hoca efendi diye geçinen adama sormak lazım. İnzivaya çekilmen gereken yer ABD mi? Mekke varken Medine varken. Fakat üst akıl böyle emretti. Oradan ülkeye sirayet etmek. Küçük imamlar vardı il il. Onlar da mihrabı terketti. Onlar da kaçıyor.  İnlerine girdik şimdi kovalıyoruz. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. 
Sandıklar patlayacak. Tamam? Hazır mıyız?
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner65

Ahmet Davutoğlu ilk olarak CHP ile görüşeceğini...
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bosna Hersek ziyareti öncesinde havalimanında açıklamalarda bulundu. Davutoğlu,...

Haberi Oku