Yaşam:
Emeklilikte yaşa takılanlar EYT 2014. Erken emeklilik son dakikaa haberleri Torba yasada erken emeklilik var mı?

Bugün 14 Şubat Cuma emeklilikte yaşa takılanlar son haberleri merak ediyorlar. 1 ay önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanan torba yasada erken emeklilik ile ilgili yeni bir gelişme varmı? Erken emeklilik ve yaşa takılanlar için yeni gelişmeler neler?

Son dönemde taşeron işçiler gibi her daim kendileri hakkında bir düzenleme yapılmasını bekleyen emeklilikte yaşa takılanlar grubu, ara ara yaptıkları eylemlerle seslerini duyursalar da, son durumun he hale geldiğini merak ediyorlar.

Torba yasada neler var? Torba yasada Taşerona büyük umut doğdu. Torba yasa emeklilere ne getirecek? Torba yasada bedelli askerlik varmı? Torba yasada intibak yasası yer alıyor mu? Torba yasada bedelli askerlik bulunmuyor. Peki neler bulunuyor? Yeni bağkur affı varmı? SSK affı var mı? Torba yasa neleri kapsıyor? Torba Yasa'da genel af varmı?

Erken emeklilik konusunda binlerce kişinin ısrarlı isteği devam ediyor. İşte erken emeklilik hakkında son açıklama

Emeklilik için prim günü ve yıl şartlarını tamamlamış ancak yaşı bekleyen emekli adaylarına yönelik çalışmalar ve istişareler devam ediyor. Erken emeklilik çalışmalarında gelinen son nokta ne? Kimler bu haklardan yararlanabilecek? 

Emeklilik için prim günü ve yıl şartlarını tamamlamış ancak yaşı bekleyen emekli adaylarına yönelik çalışmalar ve istişareler devam ediyor. Emeklilikte Yaşa Takılanlar 2014 Yaşa takılanlara düşük maaşla erken emeklilik son durum erken emeklilik şartları nelerdir yaşa takılanlarda neler oldu en son haber son durum emeklilik geliyor mu? Tüm bu gelişmeler beklenirken erken emeklilik bekleyenler için ve emekli olan bazı vatandaşlarımızı üzecek haber geldi.

Mart ayında kira gelirleri beyan edilecek. Maliye Bakanlığı, emekli ikramiyesi almış olanların kira beyannamesinde istisnayı kabul etmeyecek. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın hazırladığı tebliğ taslağıyla birden fazla geliri olanların hangilerinde kira istisnasının kabul edilmeyeceğine açıklık getirildi. Tebliğ taslağında kamudan emekli olan bir kişi örneği verilerek, emekli olması halinde aldığı emekli ikramiyesinin de toplam kazanca dahil edileceği belirtilerek, kira istisnasından yararlanamayacağı kaydedildi.


Vergi Uzmanı Şükrü Kızılot, yasanın zorlandığını belirterek, bu durumdaki kişilerin tebliğ Resmi Gazete ’de çıktıktan sonra 60 gün içinde Danıştay’a iptal davası açabileceklerini söyledi. Geçen yıl elde edilen kira gelirlerinin beyan dönemi 1 Mart tarihinde başlayacak. Maliye 1 milyon 170 bin evsahibinin beyannamesini önceden doldurmaya hazırlanıyor. İnternet ortamında Maliye tarafından doldurulacak olan beyannameler kira gelirlerinin otomatik olarak beyan edilmesini hedefliyor. Bu arada 2012 yılında çıkarılan bir yasal düzenleme ile de birden fazla gelir elde edenlerin kira istisnasından yararlanmasının önü kapatılıyor.

Kira gelirlerinde belli bir sınırın altında kalan kiralar için beyanda bulunulmasına ve vergi verilmesine gerek yok. Kiralarda beyan için sınır 2013 için 3200 lira. Evsahibi eğer 5 bin lira kira geliri elde etmişse önce 3200 liralık sınır düşülüyor, ardından kalan kazanç için vergi ödeniyor. Yasa 2012 haziran ayında çıktı ama 2013 gelirleri için uygulanacak. 2013 gelirleri için bu sınır 94 bin lira. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın hazırladığı 286 numaralı genel vergisi tebliğ taslağında uygulamaya açıklık getirmek için örnekler verildi. Tebliğ taslağında emekli olanların aldığı emekli ikramiyesi de 94 bin liralık sınıra dahil edildi.


Nasıl uygulanacak?

Taslakta yer alan örnekte, kamu kurumundan aylık 4.490 lira maaş alan Bay H’nin 1 Temmuz 2013’te emekli olduğu 60.140 lira emekli ikramiyesi aldığı ve 2700 lira da emekli maaşı bağlandığı belirtildi. Bay H ayrıca 7500 lira da kira geliri elde etti. Emekli Bay H’nın elde ettiği kira gelirine istisna uygulanıp uygulanmayacağı; 2013 yılında elde ettiği kazançlara göre belirlenecek. Gelir İdaresi Bay H’nin gelirini (6 x 4.490 + 60.140 + 6 x 2.700 + 7.500 = 110.780 TL) hesapladı.

Yani Bay H’nin elde ettiği gelirlere emekli ikramiyesi de dahil edildi ve 94 bin liranın üstünde gelir elde ettiği için 7.500 liralık kira gelirine istisna uygulanamayacağı vurgulandı. Çalışma Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı çalışmaya göre; yaşının dolup emekli olmasına 2 yıl kalanlar üzerinde ağırlıkla duruluyor. Bu kişilere, alacakları maaşlardan belirlenecek bir yüzdede kesinti yapılarak, emeklilik hakkı verilecek.

Yapılan çalışmalarla ilgili ayrıca Maliye Bakanlığı’nın da görüşleri alınacak. Öte yandan Faruk Çelik, kadınlarla ilgili doğum borçlanması, erkeklerin askerlik borçlanması gibi yeni bazı haklar verildiğini hatırlatarak, bunların ayrı konular olduğunu belirtti. Kademeli olarak emeklilik yaşının 60′a çıkarılmasıyla ilgili geçmiş dönemde yapılan düzenlemenin devam ettiği bilgisini veren Çelik, şöyle konuştu: “Burada vatandaşın mağduriyeti esas değil. Tam tersine bunlar vatandaş merkezli düzenlemelerdir. Türkiye bir anda 60 yaş emekliliği getirmemiştir. 40 yaş emekliliğini kademeli olarak yaparak 2036′Lara kadar 60 yaş emekliliğine geçeceğiz. Şu anda gelişmiş ülkeler 67-70 yaş emekliliğini konuşuyor. 2036′ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız.

Dolayısıyla ülke ve ülkenin geleceği önemli. Tabii birey olarak bizden talepler olabilir ama talepler kesinlikle ülkeyi karanlığa, sıkıntıya sokacak bir şekilde olmamalıdır.” Faruk Çelik, 1999 yılında yapılan düzenlemede, emeklilik süresi 5-10 yıl uzayan çalışanların sorunlar yaşadığını vurguladı. “Bu kişiler için dengelerimizi bozmayacak şekilde bir çalışma yapabilir miyiz?” diye görüşüldüğü sırada hiçbir ilgisi yokken birden erken emeklilik tartışmalarının ortaya atıldığına dikkati çeken Çelik, “Çok net söylüyorum; ‘erken emeklilik’ diye kim söylüyorsa en büyük yanlışı yapıyor. Görüşmemiz erken emeklilikle ilgili değildi.

Vatandaşımızın sorununa çözüm bulma adına bir görüşmeydi. Asli görevimizi yaptık ama bu olayın bilen ve bilmeyenler tarafından hiç alakası olmayan bir tarafa çekilmesi bizi üzmüştür” değerlendirmesinde bulundu. Emekli olmak için gerekli tüm şartların oluştuğu yaşa takılanlar neden emekli olamıyor. Hükümet yaşa takılanları sesini duyacak mı? Anayasa Mahkemesi iptal kararı, emeklilikte yaşa takılan ve bu nedenle emekli aylığı bağlanamayanlara bir kazanım sağlamamıştır. Anayasa Mahkemesi 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu Geçici Madde 206 hükmündeki “8.9.1999 tarihinde Sandık iştirakçisi olanlardan…” ibaresini iptal etmiştir. (İptal kararı 18 Ocak 2014 Tarihli ve 28886 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır)
KARAR, 18 OCAK 2015 TARİHİNDE YÜRÜRLÜĞE GİRECEKTİR.
İptalden önce 206 hükmü;
“8.9.1999 tarihinde Sandık iştirakçisi olanlardan 50 ve daha yukarı yaşlarda bulunanlar, yaş haddi nedeniyle istekleri üzerine veya re’sen emekliye ayrıldıklarında fiili hizmet sürelerinin 10 yılını doldurmuş olmak şartıyla emekli aylığına hak kazanırlar.”
Hükmün uygulanması;
8 Eylül 1999 tarihinde 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanununa tabi Devlet memuru olarak görevde bulunan, 8 Eylül 1999 tarihinde de 50 ve yukarı yaşlarda bulunan memurlar, 61 veya 65 yaşlarını doldurduklarında şayet 10 yıl hizmetleri var ise yaş haddi sebebiyle istemeleri halinde (65 yaşını dolduranlarda istekle emeklilik olmamakta, resen memurlukla bağlantıları kesilmektedir) emekli aylığı alabilme şansları bulunuyordu. Emekli olmak için gerekli tüm şartların oluştuğu yaşa takılanlar neden emekli olamıyor. Hükümet yaşa takılanları sesini duyacak mı? Anayasa Mahkemesi iptal kararı, emeklilikte yaşa takılan ve bu nedenle emekli aylığı bağlanamayanlara bir kazanım sağlamamıştır.  İptal sonrasında 206 hükmünden “8.9.1999 tarihinde Sandık iştirakçisi olanlardan” hükümleri kaldırıldığından, bu kez “50 ve daha yukarı yaşlarda bulunanlar, yaş haddi nedeniyle istekleri üzerine veya re’sen emekliye ayrıldıklarında fiili hizmet sürelerinin 10 yılını doldurmuş olmak şartıyla emekli aylığına hak kazanırlar.” hükmü uygulanacaktır. Ancak, Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmasında 1 YIL SÜRE vermiş olduğundan, yeni şekliyle madde 18/1/2015 sonrası ifade edilecektir. Yeni hükmün anlamı; EMEKLİLİKTE YAŞA TAKILANLARIN BEKLENTİLERİNİ KARŞILAYACAK MADDE OLMAYACAĞINI değerlendirmekteyiz. Yeni hükümde 8 Eylül 1999 tarihinde yine 50 ve daha yukarıda yaşlarda bulunanlarda sadece memurluk görevinde bulunulma koşulu ortadan kaldırıldığından, memurluk görevinden ayrılan veya memurluk görevinde bulunanların;
61 yaş + 10 Hizmet Yılı = Emekli Aylığı
Veya
65 yaş (resen emeklilik) + 10 Hizmet Yılı = Emekli Aylığı
Şartını yerine getirirlerse emekli aylıklarının bağlanabileceğini değerlendirmekteyiz. Öz ifade ile her 50 yaşını dolduran memur 10 yıl hizmeti üzerinden emekli olması mümkün olmayacak, 61 yaşını doldurmasını bekleyecektir.


BbcZWDVIUAAJdqJ

BbcWF4PIIAAvle-


Z

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, kamuoyunda 'Torba Yasası' olarak bilinen yasa teklifinin görüşülmesine devam ediliyor.

Meclis Genel Kurulu'nda, içinde internete ilişkin düzenlemelerin de yer aldığı Torba Tasarı kabul edildi. Yasaya göre özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan TİB Başkanının emri üzerine erişim engellenmesi Başkanlık tarafından yapılacak.

Genel Kurul'da, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

Yasaya göre, Engelliler Hakkında Kanuna göre kurulan korumalı iş yerlerinde istihdam edilen zihinsel ve ruhsal engelli çalışanlar için yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde 100'ü tutarında iş yeri indirimi yapılacak.

65 yaşını doldurmuş hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının üçte birinden az olan Türk vatandaşlarına Kamu İhale Kanununa tabi usule göre hizmet alımıyla bakım hizmeti verilebilecek.
 

-2 bin 302 kadro ihdas edilecek

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na, yurtdışı ve merkez teşkilatlarında kullanılmak üzere 2 bin 302 kadro ihdas edilecek. Sosyal Güvenlik Kurumu'na da 20 kadro verilecek. 

Basın Yayın Genel Müdürlüğü tarafından AA'ya yapılan ödemeler, Hazine'nin veya AA'nın ajanstaki sermayeye iştirak taahhütleri bulunması halinde, öncelikle bu taahhütler için kullanılacak.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndaki 3 müsteşar yardımcısı sayısı 4'e çıkarılacak. Bakanlık yutdışı teşkilatı kurabilecek. Bakanlık, veri tabanında tutulan bilgileri kamu kurum ve kuruluşlarının yanısıra, mahalli idareler ve Türkiye Kızılay Derneği'ne de açabilecek. Bakanlığın taşra teşkilatında yer alan sosyal hizmet kuruluşları; Bakanlar Kurulu kararıyla il özel idareleri, belediyeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredilebilecek.  

Türkiye Diyanet Vakfı'na ait hastaneler, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na devredilecek. Talepte bulunan tabipler ve diş tabipleri, çalıştıkları ildeki Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'nun sağlık kurum ve kuruluşlarına memur olarak atanacak. Diğer personel ise sağlık kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli personel statüsüne geçirilecek. Personele, memur ve sözleşmeli personel statüsüne geçirilmeleri sebebiyle, kurum ve vakıf tarafından ödeme yapılmayacak. 

TBMM Başkanlığı'na, 8'i aşçıbaşı, 7'si de şef garson olmak üzere 15 kadro ihdas edilecek. 

Kapatılan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü taşra teşkilatı tarafından 14 Haziran 1997 tarihinde yapılan personel alım sınavı sonucunda asil listede yer alan, ancak sınavın iptal edilmesi nedeniyle devlet memurluğuna atanamayan ya da devlet memurluğuna atanıp göreve başlatılmayan kişiler yeniden devlet memurluğuna atanabilecek.

 -YÜZ BİN LİRAYA KADAR İDARİ PARA CEZASI VERİLECEK-

 İnternette yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği haberdar edilmesi halinde yayından çıkarmakla yükümlü olacak. Yer sağlayıcı, Başkanlığın talep ettiği bilgileri talep edilen şekilde Başkanlığa teslim etmekle ve Başkanlıkça bildirilen tedbirleri almakla yükümlü olacak. Yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya bu kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında Başkanlık tarafından on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilecek.

 -ERİŞİM SAĞLAYICILARI BİRLİĞİ-

 Erişim Sağlayıcıları Birliği kurulacak. Birlik, Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında yetkilendirilen tüm internet servis sağlayıcıları ile internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilerin katılmasıyla oluşan ve koordinasyonu sağlayan bir kuruluş olacak.

Birliğe üye olmayan internet servis sağlayıcıları faaliyette bulunamayacak.

 -İNTERNET KAFELER-

 Ticari amaçla olup olmadığına bakılmaksızın bütün internet toplu kullanım sağlayıcılar, konusu suç oluşturan içeriklere erişimin engellenmesi ve kullanıma ilişkin erişim kayıtlarının tutulması hususlarında  yönetmelikle belirlenen tedbirleri almakla yükümlü olacak. Yükümlülüklerini ihlal eden ticari amaçla toplu kullanım sağlayıcılarına, ihlalin ağırlığına göre yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde uyarma, bin Türk Lirasından on beş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilecek.

 -ERİŞİMİN YAYINDAN ÇIKARILMASI VE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ-

 İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilecek.

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hakim erişimin engellenmesine karar verebilecek.

 -ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ NEDENİYLE İÇERİĞE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ-

 İnternet ortamında  yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilecek.

 -TİB BAŞKANININ EMRİ ÜZERİNE ERİŞİM ENGELLENMESİ BAŞKANLIK TARAFINDAN YAPILACAK-

 Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişim engellenmesi Başkanlık tarafından yapılacak.

 -SİBER GÜVENLİK KURULU-

 Siber güvenlikle ilgili olarak Bakanın başkanlığında Siber Güvenlik Kurulu kurulacak.
 

300 TL KREŞ YARDIMI

Habertürk’ten Ali Tezel’in haberine göre, Eğitimli kadını istihdamda tutarak doğuma teşvik için 300 TL kreş yardımı geliyor. SSK’lı çalışmış kadın, 3. doğum için de borçlanabilecek.

Araştırmalara göre, lise ve üstü eğitim gören kadınlar istihdamda daha çok yer alıyor ama ortalama tek çocuk yapıyorlar.

İlkokul veya daha düşük eğitimli kadınlar ise istihdamda hemen hemen yoklar ve 4 çocuk ortalamasındalar.

Kendilerine sorulduğunda eğitimli kadınlar 2 çocuk, eğitimsiz kadınlar ise 3 çocuk idealdir diyorlar.

Bu durumda eğitimli kadın ideal çocuk sayısında bir eksik, eğitimsiz kadın ise bir fazla çocuk yapıyor.

Aile Bakanlığı’nca özellikle eğitimli kadınları hem istihdamda tutmak veya istihdama yönlendirmek aynı zamanda da doğuma teşvik etmek için çalışan kadınlara her ay 300 lira kreş yardımı geliyor.

Ayrıca kreş açmak isteyenlere de bol sayıda teşvik ve kredi geliyor.

DOĞUM BORÇLANMASI HAKKI 3 ÇOCUĞA ÇIKIYOR

Mevcut durumlarda, sadece SSK’lı çalışmış olan kadınlar, SSK çalışması başladıktan sonra yaptıkları doğumları borçlanabiliyor.

En çok 2 doğum için (her bir doğum için 720 gün olmak kaydıyla) 1440 günlük süre kazanabiliyorlar.

Yani, Bağ-Kur’lu kadınlar doğum borçlanması yapamıyor, SSK’da ise girişten önce yapılan doğamlar da borçlanılamıyor.

Torba Kanunu’nda yapılacak düzenleme ile doğum borçlanma sayısı 3′e çıkıyor ayrıca, sigortalı olmadan önce yapılan doğumlar da borçlanabilecek.

Bağ-Kur’lu kadınlar da doğum borçlanması yapabilecek.

Prim günü ve yıl şartlarını tamamlamış ancak yaşı bekleyen emekli adaylarına yönelik de çalışma yürütülüyor. Çalışma Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı çalışmaya göre; yaşının dolup emekli olmasına 2 yıl kalanlar üzerinde ağırlıkla duruluyor. Bu kişilere, alacakları maaşlardan belirlenecek bir yüzdede kesinti yapılarak, emeklilik hakkı verilecek. Yapılan çalışmalarla ilgili ayrıca Maliye Bakanlığı’nın da görüşleri alınacak.
Erken emeklilikte son durum ne? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yaptığı açıklamada, erken emekliliğin, hükümet ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gündemlerinde bulunmadığını söyledi.

Türkiye’de bununla ilgili yapılan düzenlemeler nedeniyle çok acılar çekildiğini belirten Çelik, iktidar ile muhalefetin böyle bir düşünceyi projelerine koyarak ülkeyi yeniden o günlere döndürme hevesinde olmayacağına inandığını anlattı.

Ülkede zaten genç emeklilik olduğunu belirten Çelik, “Şu an 50 yaşında emeklilik var. Bunun daha ne gencini emekli edeceksiniz? Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey var mı? Konuştuğumuz konu bu değil, karıştırılıyor. Art niyetli bazı kesimler ‘erken emeklilik’ deyip insanlara gereksiz yere ümit veriyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Bunu bütün vatandaşlarımızın bilmesinde yarar var” ifadesini kullandı.

Erken emeklilik konusundaki yanlışın daha önce bir kez yapıldığını vurgulayan Çelik, bununla ortaya çıkan olumsuzlukları gidermeye çalıştıklarını bildirdi.

“38-40 yaş emekliliğinin ne anlama geldiğini, bunun acılarını, sıkıntılarını, Mali yükünü anlatacak olan tek ve en deneyimli ülke Türkiye’dir” diyen Çelik, 50 yaşında emeklilik varken erken emeklilik gibi bir şeyin gündeme getirilmesinin söz konusu olmadığını dile getirdi.

“2036′ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız”

Çelik, kadınlarla ilgili doğum borçlanması, erkeklerin askerlik borçlanması gibi yeni bazı haklar verildiğini hatırlatarak, bunların ayrı konular olduğunu belirtti.

Kademeli olarak emeklilik yaşının 60′a çıkarılmasıyla ilgili geçmiş dönemde yapılan düzenlemenin devam ettiği bilgisini veren Çelik, şöyle konuştu:

“Burada vatandaşın mağduriyeti esas değil. Tam tersine bunlar vatandaş merkezli düzenlemelerdir. Türkiye bir anda 60 yaş emekliliği getirmemiştir. 40 yaş emekliliğini kademeli olarak yaparak 2036′Lara kadar 60 yaş emekliliğine geçeceğiz. Şu anda gelişmiş ülkeler 67-70 yaş emekliliğini konuşuyor. 2036′ya kadar 60 yaş emekliliğine ancak ulaşacağız. Dolayısıyla ülke ve ülkenin geleceği önemli. Tabii birey olarak bizden talepler olabilir ama talepler kesinlikle ülkeyi karanlığa, sıkıntıya sokacak bir şekilde olmamalıdır.”

Faruk Çelik, 1999 yılında yapılan düzenlemede, emeklilik süresi 5-10 yıl uzayan çalışanların sorunlar yaşadığını vurguladı.

 

Torba Yasa'dan ücretsiz seyahat ve indirim çıktı. Ücretsiz seyahat hakkı olanların yakınları da bu imkandan yararlanacak. 65 yaş üstündekilere ise şehirlerarası ulaşım yarı fiyatına. Ayrıca dul ve yetimlere faizsiz konut kredisi...

Torba Yasa Tasarısı ile ücretsiz seyahat hakkı genişletilirken, 65 yaş ve üstündekilere şehirlerarası seyahatlerde yüzde 50 indirim imkanı getiriliyor. Bazı kanunlarda değişiklik öngören Torba Tasarı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Tasarıya göre gazi, vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri, eşleri, evli olmayan 25 yaşını doldurmamış olan çocukları, anne ve babaları, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi ve şehirlerarası hatları ile belediyelerin şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacak. Aynı şekilde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında çalışmaya başlamaları sebebiyle aylıkları kesilenlerin kendileri ile eşleri, evli olmayan ve 25 yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları, harp veya vazife malulü sayılacak şekilde hayatını kaybedenlerin yakınları da bu imkandan faydalanacak. Ayrıca bazı harp ve vazife malulleri ile aylıkları kesilenlerin su ve elektrik ücretlerinde indirim uygulanması öngörülüyor.Torba Yasa kapsamında yaşlılara da şehirlerarası ulaşımda indirimli seyahat imkanı getiriliyor. 65 yaş ve üzeri kişiler, demiryolları ve denizyollarının şehiriçi hatları ile şehiriçi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz olarak, demiryolları ve denizyollarının şehirlerarası hatlarından ise yüzde 50 indirimli olarak yararlanacak.

Tasarıyla engelli istihdamı da teşvik ediliyor. İş gücü piyasasına kazandırılması güç olan zihinsel ve ruhsal engelli çalışanlar için yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde yüzü oranında iş yeri indirimi yapılacak. İndirim her bir engelli çalışan için 5 yıl süreyle uygulanacak.

KANUN TASARISI NELER GETİRİYOR?

Dul ve yetimlere faizsiz konut kredisi, buluşa teşvik

> Harp ve vazife malulleri ile vazife malullüğü aylığı alan dul ve yetimler de faizsiz konut kredisi hakkından yararlanacak.
> Türkiye'de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların; kiralanması, pazarlanması, devri veya satışı neticesinde elde edilen kazançların, yüzde 50'si kurumlar vergisinden müstesna olacak.
> İnternette özel hayatın gizliliğinin ihlaline ilişkin başvurularda, TİB Başkanı yayına erişimi resen engelleme kararı alabilecek. İnternette kişilik haklarının ihlal edildiği iddia eden kişi, direkt olarak mahkemeye başvurabilecek.
> Tasarı ile yurt dışından getirilen telefonların gerçeğe aykırı şekilde kayıt altına alınması yasaklanıyor. GSM aboneliklerinin kişinin bilgisi dışında yapılamayacak.
> Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Vakıflar tarafından, Hazine'ye ait taşınmazların üzerindeki her türlü bina, yapı ve tesisler Hazine'ye intikal edecek.

 

-Kanuna göre, memur, subay, astsubay ve askeri öğrenciler; ofis, büro ve muayenehane açamayacak, vakıf yüksek öğretim kurumlarında çalışamayacak ancak memurların insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmaları bu yasaklamanın dışında olacak

-Sağlık personeli, mesai saatleri dışında da hastane ya da sağlık kuruluşuna çağrılabilecek

-Mesai saatleri dışında yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde çalışan öğretim üyeleri, bu düzenlemenin yayım tarihinden itibaren 3 ay içerisinde faaliyetlerini sona erdirmezse üniversiteyle ilişikleri kesilecek

-GATA'da da sözleşmeli profesör ve doçent çalıştırılabilecek

-Sünnet ameliyatını sadece tabipler yapacak. Bu düzenlemenin yayımı tarihinde sünnetçilik yapanlar, 31 Aralık 2014'e kadar faaliyetlerini sürdürebilecek

 

Milyonlarca vatandaş 2014 yılı ve Ocak ayına umutlarla girdi. 10.4 milyon emekli ve 2.6 milyon memur, bu ay yapılacak maaş zammına odaklanmış durumda. Yine tüm emekliler banka promosyonu çalışmalarının sonuçlanmasını bekliyor. 2000 yılı ve sonrasında emekli olanların gündeminde ayrıca intibak zammı da var.
 

Torba yasada neler var? Torba yasa içeriği. Tam gün yasası nedir? Torba yasa ile başlayan değişiklikler? Torba yasası doktorları nasıl etkileyecek? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 2 Ocak'ta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen, kamuoyunda "Tam gün yasası"olarak adlandırılan sağlıkla ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunu onayladı.

2014 yılı ve Ocak ayı milyonlarca vatandaş için umut oldu. Bu ayda çıkması beklenen torba yasa ve yeni yıldaki maaş zamları, yaklaşık 20 milyon vatandaşı ilgilendiriyor. 10 milyon memur, işçi ve Bağ-Kur emeklisi Ocak ayında yapılacak maaş zammını bekliyor. Yine yaklaşık 7 milyon emekli için de yeni intibak umudu bulunuyor.

Memur emeklileri toplu sözleşme zammının dışında enflasyon farkı alacak. Öte yandan Aralık sonunda belli olacak olan son 6 aylık enflasyon oranı ile işçi ve Bağ- Kur emeklilerinin de alacakları fark oranı ortaya çıkacak. Ocak ayında yaklaşık 2.5 milyon memur da zamlı maaşlarına ve enflasyon farklarına kavuşacak.

YAPILANDIRMA GELİYOR

Takvim'in haberine göre emeklilerin dışında devlete borcu olan 3 milyona yakın Bağ-Kur'lu esnaf gelecek yapılandırma umuduyla bekliyor. Torba yasayla gelecek bu yapılandırma sayesinde geçmiş Bağ- Kur borcu olan esnaf bu borçlarını yapılandırabilecek. Borçların ve hizmetlerin tamamen silinmesi de gündemde. Bunun yanında faiz ve gecikme cezalarının yarısının silinip, kalan borcun 36 aya kadar taksitlendirilmesi de ihtimaller arasında. Bu sayede esnaf hem sağlık hizmetlerinden faydalanacak, hem de borcundan kurtulacak.

Devlet ise toplayamadığı bu alacağını tahsil ederek önemli bir kaynak elde edecek. Genel Sağlık Sigortası kapsamında gelir testi yaptırmadığı için evlerine borç yazıları gelen 4 milyona yakın vatandaş için de Ocak ayı bir umut oldu. Bu vatandaşların biriken 8 milyar liraya yakın borçları için çeşitli formüller hazırlandı. Borçların tamamen silinmesinden, faizlerinin kaldırılıp ana paranın taksite bölünmesine kadar çeşitli ihtimaller üzerinde duruluyor. Bu karar da Ocak'taki torba yasada şekillenecek.

TAŞERONA YENİ HAKLAR

Ocak ayında beklenti içinde olan önemli bir kesimde taşeron işçiler. Bu işçiler için hazırlanan yeni yasa taslağının son şeklinin Ocak ayında ortaya çıkması bekleniyor. Böylece 1 milyonun üzerindeki taşeron işçilerin izin hakkından, maaşlarına kadar özlük haklarında bir iyileştirme yapılacak. Taslak yakında sosyal taraflarla paylaşılacak.

BEKLENTİSİ OLANLAR

SSK prim borcu olanlar af ve yapılandırma bekliyor. Trafik cezası olanlar af ve yapılandırma bekliyor. 4C ve 4B'li çalışanlar kadro istiyor. Üniversite mezunu olup, işçi kadrosundakiler memurluk bekliyor. Taşeron çalışanları kadro istiyor. Emekliler yeni intibak istiyor

KiME NE GELiYOR

10 milyon emekliye zam ve enflasyon farkı... 2.5 milyon memura zam ve enflasyon farkı... 4 milyon vatandaşa GSS affı ve yapılandırması... 3 milyon esnafa Bağ-Kur borcu affı ve yapılandırması... 1 milyon taşeronun haklarında iyileştirme...

Torba yasa ile taşeron işçilere hakları veriliyor. Sözleşmeler 1 yıldan 3 yıla çıkacak. Muvazaalı olanlar kadroya alınacak.

Hükümetin pek çok alanda yapacağı kanuni düzenlemeleri içeren torba yasa tasarısı içinde çalışma hayatı ile ilgili de önemli konular yer alıyor. Taşeron işçilerinin sorunlarının çözümü için de düğmeye basılıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre; taşeron işçileri için 1 yıl olan sözleşme süresi 3 yıla çıkarılıyor. Kamudaki taşeron işçileriyle ilgili olarak da mahkemenin verdiği muvazaa kararları için sulh yada kadro yoluyla çözüme gidilmesi öngörülüyor. Kıdem tazminatı konusu taraflar arasında uzlaşma sağlanamayınca rafa kaldırılırken; çalışma hayatının diğer alanlarındaki düzenlemelere yoğunlaşıldı. Torba yasa tasarısında taşeron işçileriyle ilgili önemli düzenlemeler bulunduğu belirtiliyor. Yavaş yavaş netleşmeye başlayan paketin içeriğine göre; taşeron işçilikteki sorunların önemli bir kısmı bu yasal çalışma ile giderilmeye çalışılacak. Bunların başında taşeron işçilerinin sözleşme süresi geliyor. 1 yıl olan sürenin 3 yıla çıkarılması gündemde. Yine alt işverenlik için bazı tanımlarda değişikliğe gidiliyor. Buna göre de asıl işverenin bir işi alt işverene verebilmesinde aranacak şartlarda bir takım değişiklikler söz konusu.
 

Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde, Gül'ün yasanın resmi adı olan "6514 sayılı yasayı onayladığı" duyuruldu. Türk Tabibler Birliği, yasa gündeme geldiğinde "doktorlara Gezi ayarı" olarak kamuoyuna yansıyan, "ruhsatsız sağlık hizmeti veren hekimlere bir ila üç yıl hapis cezası ve 20 bin güne kadar para cezası verilmesi" hükmü de yer alıyordu. Kamuoyuna bu madde, Gezi eylemleri sırasında alanda kurulan ilkyardım merkezlerinde görev yapan hekimlere yönelik önlem olarak yansımıştı.

İNTERNETTEN İLAÇ SATIŞI YASAK

Yasa ile ayrıca, ilaçların internet ya da başka bir elektronik ortamda satılması yasaklandı. Eczaneler adına internet sitesi açılamayacağı da karara bağlandı.

TAM GÜN DÜZENLEMESİ

Yeni yasanın getirdiği bir başka unsur ise şöyle; Eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan profesör ve doçentler, her bir branş itibariyle sayılarının yüzde 50'sini geçmemek üzere, bir yıllık kurumsal sözleşme ile özel hastane ve vakıf üniversitesi hastanelerinde çalışabilecek. Bu şekilde çalışabilecek öğretim üyeleri, yüzde 50'si uygulama, yüzde 50'si de akademik faaliyetlerden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenecek.

SÜNNETÇİYE SON

Yeni yasa ile, sünnetin sadece hekimlerce yapılması da şarta bağlanıyor. Ancak istisnai hallerde, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen eğitimi alanlara, hekim gözetiminde sünnet yapma imkanı tanınacak.  Ancak sünnetçilik yapanlar, 31 Aralık 2014'e kadar bu işlemi yapmaya devam edebilecekler.

YASADA NELER VAR?

Yeni yasada şu unsurlar yer alıyor;
* Denetime tabi olan gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gerekli bilgi, belge, defter ve kayıtları vermek, ayniyatı göstermek ve incelenmesine yardım etmek zorunda olacak.

* Kamu Hastaneleri Birlikleri'nde sözleşmeli statüde istihdam edilenlerin sözleşmelerinin kimler tarafından yapılacağı yeniden belirleniyor. Buna göre, genel sekreter, başkan ve hastane yöneticisinin sözleşmeleri bakan tarafından yapılacak. Başhekim, başhekim yardımcısı, müdür, müdür yardımcısı, uzman personel ve büro görevlilerinin sözleşmeleri kurum başkanı tarafından yapılacak.

Yükseköğretim kurumlarının öğretim üyesi kadrosunda bulunanlardan sözleşmeli statüde istihdam edilenlerin sözleşmeli olarak çalıştıkları süreler, yüksek öğretim kurumlarında geçmiş sayılacak.

Kamu Hastaneleri Birlikleri'nde sözleşmeli statüde istihdam edilen personelin iş sonu tazminatı, açıktan sözleşme imzalayanlara verilecek.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun ihtiyacı halinde, denetim hizmetlerini yürütmek üzere merkeze bağlı gruplar oluşturulabilecek.

Sağlık personeli, mesai saatleri dışında da hastane ya da sağlık kuruluşuna çağrılabilecek. Mesai saatleri dışında da hizmetine ihtiyaç duyulması halinde, personelin sağlık kuruluşuna ulaşabilmesi için alınacak tedbirler ve uyulacak kuralları Sağlık Bakanlığı belirleyecek. Sağlık Bakanlığı'na yapılacak kayıt ve bildirimlerden de ücret alınacak.

Kanunla, Anayasa Mahkemesi'nce, Devlet Memurları Kanunu'nun iptal edilen maddesi yeniden düzenleniyor.

Buna göre, memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacak, gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yüksek öğretim kurumlarında çalışamayacak.

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri görevleri, özel kanunlarda belirtilen görevler ile kurumundan izin alınmak kaydıyla yapılan insani ve sosyal amaçlı gönüllü çalışmalar bu yasaklamanın dışında olacak.

-Yoğun bakım, acil servis ve 112'de çalışanlara yüzde 50 fazla ödenecek

Sağlık çalışanlarına ödenen nöbet ücretleri yoğun bakım, acil servis ve 112 acil sağlık hizmetlerinde tutulan nöbetler için yüzde 50 oranında fazla verilecek.

Tabip ve diş tabibi olan profesör ve doçentler, kurumsal sözleşme ile özel hastane ve vakıf üniversitelerinde çalışabilecek. Yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler, tıp ve diş hekimliği fakültelerinde sözleşmeli öğretim üyesi olarak istihdam edilebilecek. Bu kişilere, devamlı statüde çalışan profesör ve doçentler için belirlenen ek ders ücretinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilecek.

Bu kişiler, rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamayacak.

Profesör ve doçentler, toplam sayının yüzde 50'sini geçmemek üzere ve geliri de üniversiteye kaydedilmek şartıyla mesai dışında özel hastane ve vakıf üniversitesi hastanesinde çalışabilecek. Bu şekilde çalışabilecek öğretim üyeleri, yüzde 50'si uygulama, yüzde 50'si de akademik faaliyetlerden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenecek.

Özel hastane ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayılarının yüzde 20'sini geçmemek üzere üniversite ile sözleşme yapabilecek.

Kanunla, öğretim üyelerine mesai saatleri dışında ilave ücret alınmak suretiyle üniversitede sundukları sağlık hizmetlerine karşılık ödenecek ek ödemenin oranları ve kuralları belirleniyor. Dağıtılan gelirlerden kalan tutarların harcanabileceği işler sayılarak, fiilen mesai dışında çalışan diğer personele de yapılacak ek ödemede kullanılabileceği düzenleniyor. Ayrıca üniversite dışındaki hizmetlerinden elde edilen gelirlerin de yüzde 50'sinin limite bağlı olmaksızın öğretim üyelerine ödenmesi öngörülüyor.

Buna göre, öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında üniversitede sundukları sağlık hizmetlerinden dolayı alınan ilave ücretler, döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanacak. Bu şekilde elde edilen gelirin yüzde 50'den az ve yüzde 60'dan fazla olmamak üzere üniversite yönetim kurulunca tespit edilecek oran; mesai saatleri dışında sağlık hizmeti sunan öğretim üyesine, mesai içinde gerçekleştirilen iş miktarı ve çeşidi dikkate alınarak belirlenen toplam performansı aşmamak kaydıyla, ek ödeme matrahının yüzde 800'ünü geçmemek üzere her ay ayrıca ödenecek.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle mesai saatleri dışında çalışan öğretim üyeleri, 3 ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirecek. Bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişikleri kesilecek.

GATA'DA SÖZLEŞMELİ PROFESÖR VE DOÇENT ÇALIŞTIRILABİLECEK

Türk Silahlı Kuvvetleri'ne mensup subaylar, astsubaylar, harp okulları, fakülteler, yüksek okullar ve astsubay okullarında öğrenim yapan askeri öğrenciler, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacak, gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamayacak.

Kanunla, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen maddesi yeniden düzenleniyor. Böylece, akademideki kadrolu asker ve sivil öğretim elemanları da mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunma yasakları bakımından ilgili kanun hükmüne tabi kılınıyor. Ancak üniversitelerde olduğu gibi, Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA) de sözleşmeli profesör ve doçent çalıştırılabilecek.

Sözleşmeler, GATA Akademi Kurulu'nun teklifi ve Genelkurmay Başkanlığı'nın onayı ile yapılacak. Sözleşmeli öğretim üyeleri dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü; yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamayacak.

SÜNNETÇİLERE 2014 YILINA KADAR SÜRE

Kanunla, sünnet ameliyatının yalnızca tabiplerce yapılabileceği düzenleniyor ancak olağanüstü ve istisnai hallerde Sağlık Bakanlığı'nca düzenlenecek eğitimi alanlar hekim gözetiminde sünnet ameliyatı yapabilecek. Bu düzenlemenin yayımı tarihinde sünnetçilik yapanlar, 31 Aralık 2014 tarihine kadar faaliyetlerini sürdürebilecek.

TSK'nın muharip unsurlarından ve Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Dairesi Başkanlığı'nın personelinden, görevlendirilen ve eğitimi başarıyla tamamlayanlar, hastane öncesi, sağlık personeli yokluğunda, sağlık hizmetine ulaşıncaya kadar acil tıbbi müdahaleleri yapabilecek.

Kamuda tam gün çalışmanın bir istisnası olarak, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve yöneticilik görevi bulunmayan tabipler ile aile hekimleri, çalışma saatleri dışında, kurumlarının izniyle, aylık 30 saatten fazla olmamak şartıyla işyeri hekimliği yapabilecek.

Tabipler, işyeri eğitimi alma ve işyeri belgesine sahip olma şartı aranmaksızın, 10'dan az işçi çalıştıran az tehlikeli işyerlerinin işleri hekimliği görevini yapabilecek.

Ebelik eğitimi lisans seviyesine çıkarılıyor. Buna göre, üniversitelerin ebelik ile ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksekokullarından mezun olan ve diplomaları bakanlıkça tescil edilenler ile öğrenimlerini yurtdışında ebelik ile ilgili okulda tamamlayarak denklikleri onaylananlara ebe unvanı verilecek.

Hemşire yardımcısı, ebe yardımcısı, sağlık bakım teknisyeni adıyla üç yeni "yardımcı sağlık mesleği" geliyor.

Hemşire ve ebe yardımcısı, hemşire ve ebe nezaretinde yardımcı olarak, sağlık bakım teknisyeni ise en az tekniker düzeyindeki sağlık meslek mensuplarının nezaretinde yardımcı olarak çalışacak. Bu kişiler, hastaların günlük yaşam aktivitelerine, beslenme programının uygulanmasına, kişisel bakım ve temizliği ile sağlık hizmetlerine ulaşmasına yardımcı olacak ve refakat edecek. Ayrıca teknisyenlik seviyesindeki sağlık meslekleri kaldırılıyor.

YABANCI ASİSTANLARA ÖDEME

Uzmanlık eğitimi alan yabancı uyruklu asistanların maddi mağduriyetinin giderilmesi amacıyla düzenleme yapılıyor. Buna göre, eğitim hastanelerinden sadece 500 TL alan bu asistanlara, ilgili kurumun döner sermayesinden ödeme yapılacak. Eğitime başladıkları tarihte çalıştıkları aile hekimliği birimini en az 3 yıl değiştirmemek şartıyla uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayanlar, devlet hizmetini yapmış sayılacak.

Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı, ebe yardımcılığı ve sağlık bakım teknisyenliği haricindeki programlarına öğrenci kaydedilmeyecek. Sağlık meslek liselerinin hemşirelik programına da öğrenci kaydı yapılmayacak.

 

Kamuda Çalışan Şirket İşçileri Derneği (KAŞİD) Genel Başkanı Adem Kuru, asgari ücrete yapılan zamma tepki göstererek, Sayın Bakan'ın veya danışma kurulundaki insanların ortaya çıkardığı rakam asgari ücret değil, sefalet ücretidir dedi. KAŞİD Genel Başkanı Adem Kuru ve derneğin yönetim kurulu üyeleri 4 kişilik bir ailenin asgari ücret ile geçinmesinin mümkün olmadığını belirterek, yeni yılda asgari ücrete yapılan zamma tepki gösterdi.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Yeni bir fay hattı ortaya çıktı
Dün gece Burdur'un Ağlasun İlçesinde yaşanan depremle yeni bir fay hattı ortaya çıktı…

Haberi Oku